hoş film ve sanırım filmde vermek istenen düşünce matt damon(şef miller)'ın tercümanlığını yapan aynı zamanda ırak ordusu subaylarından bir "vale"yi gammazlayan freddy(ferit)'in ağzından söyleniyor.
bir yandan kitle imha silahlarının varlığı -tekrar- sorgulanıp elimiz boş dönerken; asla savaşın başlama nedenine tam olarak ve açık şekilde ulaşamıyoruz filmde, ki bu da bize savaşın yaşandığı günlerde ve hatta daha öncesinde bile tüm dünyanın bildiği "petrol savaşı" gerçeğinden bi-haber saf (iyi niyetli anlamında saf değil düpedüz mal) amerikan askerlerinin varlığını göstererek "ah be aslında iyi niyetlilermiş" düşüncesi yaratmaya çalışırken bir yandan da şef miller'ın savaşa bahane bulan beyzadeye attığı nutukta ( şef miller malum yerde yakasına yapışıyor beyzadenin ve ya bize gerçekten ihtiyaçları olsaydı diyor) amerikanın tüm dünyanın koruyucusu ve güvenliğini sağlamak için elinden gelen tüm çabayı iyi yönde harcadığına dair bir bilinç oluşturmak istiyor. *
ha bir yandan da kurtlar vadisi ırak'ta bariz şekilde hissettirilen "ırakta iyi amerikalı yoktur!" düşüncesine dayandırılan -bence- ırkçı, anti-amerikan propagandasının tam tersi yapılıyor ki bunu yaparken az evvel de söylediğim gibi zeka olarak kıt karakterler yaratılmış ve bunlara erdem duygusu yüklenmiş.
green zone: matt damon'ın ırakta bir subay olarak amerikayı vaftiz etme çabası...