zannedilenin aksine aşk özlemle ve yıllarla büyüyen bir duygu değildir. yanında olmayan sevgilinin özlemiyle yıllar geçirmek saplantılı bir yarım kalmışlığın gözde büyümesidir. o sevgili yıllar sonra çıkıp geldiğinde, onu bunca yıldır bekleyen insanın gözünde o kadar büyümüş olur ki isterse peri padişahının oğlu/kızı olsun yine de beklenilen insanın yerini dolduramaz. tarihte bunun örneği mecnun'un çölde leyla'ya rastlayıp "sen kimsin? leyla benim içimde" demesiyle yaşanmış ve göklere sığdıramadığımız leyla-mecnun aşkının mazoşistliğini göstermiştir.