1947 tarihli haritadaki beyaz alanlar BM tarafından tanınmış meşru yerler olup, onun dışındaki alanlar peyderpey işgal edilmiştir. şimdi neden diğer filistin topraklarında sorun yok, neden israile karşı saldırılarda bulunuluyor? onlar saldırmasa israil de saldırmaz diyenlere soru: hem "vermem bir çakıl taşını dedem yapmış savaşını" deyip, hem de israil'e çakma roketatarlarla saldıranları nasıl gayri-meşru görüyorsunuz? ne yani bugün Türkiye'nin bir takım toprakları başka bir ülke tarafından işgal edilse ve işgal altındaki topraklarını -ki BM kararları da israil'in 1947 sınırlarına dönmesi yönündedir- almak için işgalciye saldırsa ne diyeceğiz? saldırmasın mı?
önce bu çelişkiyi aşın bir zahmet.
ikincisi de neden diğer filistin topraklarında bir sorun yok sorusudur. çünkü israil kendisine "benim topraklarımdan çık demeyen" El Fetih'le işbirliğine girişmiştir. bu anlamda 'başarılı' bir politika yürütmektedir. Gazze dışındaki bölgeler, savaşmaktansa güdük kalmış topraklarında yaşamayı yeğlemişlerdir. şimdi az önce soruğumuz soruya geri dönelim. her fırsatta "vatan için ölme"yi dillendirenler nasıl olup ta bugün Gazze'lilere "terörist" muamelesi yapar ilginç.
sonuç olarak Gazze: herkesin eteğindekileri dökmesini sağlayan, "kral çıplak" dedirten, yaman çelişkileri açığa çıkartan, uluslararası toplumun ve uluslararası hukuk kurumlarının iki yüzlülüğünü açığa çıkaran unutulmuş bir şehirdir.