geçen sene güz döneminde eğitim bilimine giriş derslerinin birinde "benim amacım sizlere bu kitapta yazılanları öğretmek değil, hayata ve olaylara karşı bakış açılarınızı değiştirmek. içinizden birkaç kişinin kafasını karıştırabildiğimi hissedebilirsem ne mutlu bana" şeklinde bir konuşma yapmıştı öğrencilerine. klasik hocalardan farkını da bu noktada belli etmişti bence.