alin stoica

entry1 galeri
    1.
  1. 1979 doğumlu, herdaim soğukta palyaço gibi kızaran burnuyla hatırlayacağımız romen futbolcu. tip olarak sanayide abilerine çay getiren al yanaklı hevesli araba hastası oğlanlara benzer. ben çok beğenirdim kendisini, 2000'lerin başında çıkış yapan en iyi orta saha futbolcularından birisi dersek yanılmayız. geçmiş zaman kullanıyorsam bakma, hala futbol oynuyor bu vatandaş sırbistan'da vojvodina'da. ama stoica neydi be çıkış yaptığı vakit...

    2000-2001 sezonunda anderlecht denen çükütay takım ş.l ilk tur grup maçlarında ilk 3 maçında man u önünde 5-1 ve dinamo kyiv önünde 4-0'lık ağır hezimetlere uğramasına rağmen 2. tura yükseldiyse en büyük rollerden birisi de bu adama aitti. o sezon en iyi genç seçilen stoica önünde tomasz radzinski ve jan koller'e güven verdi, solunda bart goor gibi bir adam. yanlış hatırlamıyorsam tarihlerinde ilk ve son kez ş.l gruplarından o sezon çıkmışlardır. ikinci tur gruplarını da ss lazio galibiyetiyle açmalarına rağmen elenip gittiler.

    stoica açısında akılda en kalıcı olan ise deplasmanda 4-1 kaybettikleri real madrid maçıydı. roberto carlos'un frikikten 110 km/s hızla giden topu skoru 4-0 yaptıktan sonra yanılmazsam 89. dakikada stoica sağ çaprazsan kaleye yaklaşık 25 metre mesafeden tam köşeye öyle güzel ampul gibi asmıştı ki haftanın golü seçilmişti bu. anderlecht orada kepazeye dönse de takımda ayakta kalan tek adam stoica'nın çabası ayakta alkışlandı. dediğimiz gibi o sezonun genç oyuncusu oydu. uzaktan fena vururdu, belçika liginde de böyle uzaklardan attığı goller vardı.

    hal böyle olunca 2002 dünya kupası elemelerinde romanya milli takımının en büyük umutlarından biri haline geldi bu vatandaş. büyük takımlar da peşine takıldı tabi ama kaderi böyle giden pek çok genç futbolcu gibi buna da nazar değdi.

    sakatlıktı derken stoica eski günlerini aratır oldu, 2002-2003 sezonunda club brugge'e transfer olup, brugge ş.l'de bir de bize rakip olunca benim gibi bir galatasaraylıyı heyecanlandırmıştı. velhasıl alin stoica çaptan düşmüştü, her iki maçta da çok da etkili bir oyun ortaya koyamamıştı diye hatırlıyorum. deplasmanda martens denen maldan gol yemişiz zaten moraller bozuk, neyse stoica kayıp.

    bir de o dönemlerde galatasaray'a gelmesi epey gündemdeydi, 2 sene boyunca stoica aşağı, stoica yukarı takıldık. gallardo ya da bu, biri gelsin ulan artık diye taraftar cinnet geçirmeye başlayınca stoica sikine takmayıp romanya'ya döndü.

    böyle müthiş bir ivmeyle düştü arkadaş, o kulüp senin, bu kulüp benim dolaştı. "küçüklüğümden siena taraftarıyım babam da antwerplidir" dedi, bugün ise novi sad semalarında vojvodina formasını terletiyor.

    stoica demek şampiyonlar ligi demek, umut demek, evet stoica'yı özlüyoruz.
    0 ...