çalışkanlığı, zekiliği ve daha saymakla bitmeyecek benzeri özellikleri; sadece ve sadece, milli bayramlarda trt arşivlerinden indirilip, bütün tv kanallarında halka arz edilen, içeriği rengarenk fakat görüntüleri, şimdiki halimizi özetlercesine siyah beyaz olan, ulusa sesleniş zincirinin ilkini ve bana göre en gerçek halkasını oluşturan, o meşhur mustafa kemal atatürk* konuşmasının ilk satırlarında kalmış zavallı millet.
öncesinde yüzyıllar boyu cümle cihana hükmeden, sonrasında ise yine tüm dünyanın gıpta ettiği, destansı bir kurtuluş mücadelesiyle, sil baştan yeni bir ülke kuran atalarıyla övünmekten başka hiçbir yeteneği olmayan, günümüz bilim ve teknolojisinin fersah fersah gerisinde, 3. dünya savaşının eşiğindeki bir 3. dünya ülkesini oluşturan zavallı millet.
tüm kadrolarını, bir bir, yedisinden yetmişine, eciğinden cücüğüne bildikleri ve sırf farklı renkler barındırdıkları için, birbirine ezeli düşman kesilen iki futbol takımını izlemek ve birbirlerine ana avrat küfredip, tekme - tokat, silah - bıçak dalmak suretiyle rahatlamak için, statları hıncahınç dolduran fakat herhangi bir bakanının adını veya farz-ı misal; vatandaşlık haklarını bilmeyen, mevzu bahis futbol takımlarının herhangi biri hakkında göze aldıklarını ve alabileceklerini, destanlar, marşlar, besteler yazarak, binlerce ağızdan yekpare şekilde söyleyebilme yeteneğine haizken, göz göre göre hakkını yiyenlere, emeğini çalanlara tek laf edemeyen, tek laf edemediği gibi, bir de; o kalın enseli, kırmızı yanaklı, koca götlü, emek hırsızı kodamanların karşısında, el pençe divan olan zavallı millet.
sürekli çokluğuyla övündüğü o genç nüfusu, feysbuklarda -süpanallah- ibretlik videolar paylaşan, sözlüklerde ve benzeri sanal ortamlarda, görmedikleri, duymadıkları hayali karakterlerle, uçsuz bucaksız ve uzlaşmazlığı başından belli tartışmalara girip vatan kurtarmaya çalışan yahut apış arasına kaçmış beyinlerinin sürekli olarak salgıladığı; nefes alsın yeter hormonunun etkisiyle, şuursuz ve biçimsiz bir biçimde, kah bilgisayar ekranı başında, kah bir bar taburesi üstünde, geceleyen, sabahlayan, sabahlayan, geceleyen zavallı millet.
saydığım kısmı, say(a)madığım kısmı karşısında, 'deve kulağında at sineği' hürmeti bile göremeyecek olan bu milletin, mevzu bahis 'bütün özelliklerini taşıyan bir bireyi' olarak, türk olmaktan asla ama asla utanç duymamakla birlikte -ki utancım türk olmaktan değil, acınacak halde oluşumuzdandır-, özeleştiri yapmaktan ve dünyaya at gözlükleriyle bakanlardan olmayı reddetmekten hiç çekinmiyorum.