belli bir süre uzak kalındığında insanın gözünde tüten güzellik. hayatının ilk 18 yılını deniz kenarında geçiren biri için sudan çıkmış balık gibi hissetmektir deniz olmayan bir yere gitmek, orada yaşamak zorunda kalmak. bir süre sonra uzaktan bile olsa göreyim diye sayıklamaya başlarsınız. kıyıdaki dev kayalara çarpıp kırılan dalga seslerini, kayaların üstünü çarşaf gibi örten yosunların görüntüsünü, normalde nefret ettiğiniz martıların çığlıklarını, tembel tembel yatan yengeçleri, sürüler halinde gezen balıkları, yan yan yüzen denizanalarını, kendine has tuzlu ve yosunlu kokusunu... kısacası onun hakkındaki her şeyi özlersiniz. uafacık bir görüntüsü bile dudaklarınıza gülümseme yerleştirmeyi başarır. onsuz geçen günlerde anlarsınız zaten ne kadar güzel olduğunu. zaten biz insanların sorunu değil mi bu? elimizdekinin değerini ancak kaybedince anlarız. ben de denizin ne kadar harika bir şey olduğunu ondan ilk defa bu kadar uzun süre uzak kalınca anladım ve bu cidden çok kötü bir tecrübe oldu.