merhaba annem, biliyorum şimdi sen hayata kattığın filizlerin peşinden koşmaktan yorgun düşmüş,
ve mışıl mışıl uyumuşundur...ayaklarının altı bin asırlık bir devin kaldıramıyacağı yorgunlukla dolu ve eziktir şimdi annem.
ruhun da yorulmuştur belki, biraz acı, biraz keder doludur belki...
hatırla çocuklarını annem, hatırla ve gül biraz...
yorgun hayatın tüm benliğine rağmen, bana renk veren gözlerini biraz kısarak gülümse annem.
biliyor musun annem, bir ablasızlık duygusunu hiç yaşamadım ben, soluk ve mağrur kaldığımdan beri, türlü türlü sıfatlara bürünüp, kendinden ödün versende, ablam gibiydin...
evde senden gizli içtiğim sigaramın ilk arkadaşı da sen olmuştun anne hatırlar mısın?
o bi' kere ölsede, biz çok babasız kalsakta, sen yinede, yeniden baba oldun ya teşekkür ederim annem...
çok geceler önceydi annem, büyük oğlunum diye geciktirdiğini düşündüğüm bana, oğluna, yorgun ellerinle sıcak kahve getirdiğin günler annem, onca sevenimin yanında bi ikimizin şahitlik ettiği geceler annem.
aşk denen tutsaklarda, yanılgıya düşceğimi bile bile sana el kaldırdığım günler vardı ya annem, kırılası vurdum duymaz eller annem yalanmış o eller annem, şimdi ben nerdeyim onlar nerde...
ama sen annem tüm bedenime ilik ilik işlemiş şefkatin,
ne bilirdim ki annem, boş kalacaktı ellerim soğuk, sessiz çığlık şahitliği yapacak gözlerinde,
bilemedim be annem, aldandım yanımdakilere, rüyaydı benim için hiç uyanmayacağım.
bu büyük oğlunun kabahati altında heybetli gözlerine bakıp teselli ettin ya beni annem, çocukluğunu yaşamamış gibi, beni saçlarınla oynatman yok muydu annem, özlüyorum giden herşeye rağmen...özlüyorum tüm heybetimle seni bitanem.
yazılcak o kadar şey var ki sana, bedenimden arta kalan yıllara ruhum yetmez aney.
bedenime işlettiğin inancın ruhuyla, ben senin için hep var kalıcam,
alıştırmıştın ya bizi yokluğuna arada bir, gün olurda gidersen ansızın annem,
yine gül olur mu, yine şefkatli ellerinle dokun bize, arkanda ruhunu paylaşan çocukların olacak, sana bakan ve seni hiç unutmayan,
offf boşversene annem nerden geldi bu gitmeler, fıstık gibi hatunsun, ablam gibi,
senden gizli eve attığım kızlar için bana göz kırpıp benden gizli onlarla konuşmaların yok mu annem sen bitanesin...
bana bahşedilen en güzel hediyesin bitanem,
dönelim özümüze aneyyy,
dünya bu gün sana bi hediye sunmamı bekliyor ya annem,
o dünyadan sana laik tek bişey bulamadım be annem affet beni,
yakışıklı, güzel gözlü oğlundan bi' yakarış...
seni herşeyden çok seviyorum...