içerisinde, eko-anarşizm, bireysel anarşizm, anarko-feminizm vb gibi kollara ayrılır. fakat ortak görüş , kapitalist sistemin sürekliliğini sağladığı insanın insanı sömürme, devletleşme, makineleşme ve hiyerarşi sürecine karşı olan duruştur.
eko anarşistleri , teknoloji ve makineleşme altında ekolojik baktıkları dünya sistemine karşı , endüstriyel tehlikenin karşısında duranlar olarak tanımlayabiliriz. (bkz: ibm binasını bombalamak isterken yakalanan eko-anarşistler) *
bireysel anarşistleri, toplumsal anarşizme karşı, oluşum süreci sonunda yeniden hiyerarşik düzene ve devletleşme sistemine tekabül ettiği için o noktada toplumsal anarşiden uzak kalanlar olarak görürüz. bu önemlidir çünkü , toplumsal anarşizmin getirisi , kendi içerisinde hiyerarşik yapılar oluşturan sınıfların , kendi insanını yaratması sonucu , ahlak vb insani kavramların tekel olması yeni bir doğma hukuka , evrensel bir ahlak`ın , ilahi insan ilişkisine dönüşmesi eski sistemin dönüşünü getirir bir yerde.
anarko-feminizm aile yapısının ve kadın-erkek ilişkisindeki ast-üst yapısının getirisi olan devlet , töre , örf sistemlerine karşı sergilenen duruştur. sanıyorum emma goldman ile büyümüş , dallanmıştır.
emma goldman ile anarko-feminizm`e kulak verecek olursak ;
"ilk olarak, kendilerini bir seks metası olarak değil, kişilik [sahibi bireyler] olarak değerlendirerek. ikincisi, kendi bedeni üstünde kimsenin hak iddia etmesini kabul etmeyerek; tanrı, devlet, toplum, koca, aile vb.nin hizmetkarı olmayı reddederek; kendi yaşamını daha basit, ancak daha derin ve zengin yaparak. yani, tüm karmaşıklıklarıyla yaşamın anlamı ve içeriğini kavramayı deneyerek, kendini kamusal görüşün ve kamusal kınamının [dışlamanın] korkusundan kurtararak. kadını seçim sandıkları değil, ancak anarşist devrim özgürleştirecektir; [anarşist devrim] onu dünyada daha önce görülmemiş bir güç, özgür erkekler ve kadınların oluşmasını sağlayacak kutsal ateşten bir güç haline getirecektir"