yüksek sadakat 'ulan adamların şahane parçaları var lan' dedirtsede ki bir çoğunu söyleyemediler, solistin şarkı sözlerini karıştırması
ve hakkını verememsiyle üzdü. ayrıca geç çıkmaları bütün düzeni alt üst etti ona daha sonra gelicem.
ardından duman çıktı sahneye. çok eğlendirdi. ses kıstı. bacakların koptuğunu hissettirdi. şahı şahaneydi. belki alışman lazım
performansını dinleyen güruhun bir parçası olmak, sadece o bile yeterdi. kara toprak a gelince. performansın sallandığı andı. bi an üzülmeme
bile neden oldu. şöyleki kaan tam manasıyla söyleyebildi ne bizler eşlik edebildik yine de bu şarkının seçimi
ki zaten o sözlerin güzelliği ve kaanın jestleri şarkıyı nasıl benimsedikleri ve hissettiklerini göstergesiydi,
buda kendini kanıtlama ihtiyacı olmayan hatta bunu şarkılarında konu alan grubun ne kadar sağlam olduğunu gösterdi bize.
bir ktü taraf vardı o da her konserdeki duman klişesi, içeri girip tekrar çıkmak. öyleki bi daha, 'duman duman!!' sloganları neredeyse
atılmadı, herkes çıkacaklarından emindi. ira çıktılar. ardından problem ortaya çıktı fakir bünyeler için.
arabasız beytepeye gitmenin riskini almıştık emme bu kadar da almak istememiştik. güvenmiştik organizasyon şirketine.
ama adamların pek umru değilmiş belliki. servisçiler parayı kıralım adına kafalarına göre çalıştılar.
sadece güvenpark-kızılay a servis yapıldı bir saatten sonra. ki bir sürü insan dumanın herşeyi yak ve nice eserini servis kuyruğunda
dinledi. otostop imkansızdı. mini şortlar bile rağbet görmüyodu o derece. tipler harkuladeydi. bildiğin sadece otostoptan ekmek çıkar mı
diğe gelen takım elbiseliler vardı. (bkz: ben bugün bunu gördüm)
neyseki şans maddox zaatına güldü son servisni yapan şoförün evinin yakınında oturması itibariyle taksi ücreti daha minimal
karşılanabilir değerlere indi.
fakat herkes bu bünye kadar şanslı değildi. kızılay çevresi, maltepe, bahçelievler deki öğrenci evleri doldu taştı o gece. nice yiğitler
koridor köşelerinde, mutfak tezgahlarında heba oldu. en çok eğlenenler büyük ihtimalle kütüphane de kalanlardı.
küçük ayrıntılara gelinci; o nasıl bir peynirli gözlemeydi öyle!! oyhş mis..
abi o kadar dolap varken, seyyar satıdı amclarım montun içine göbeklerine doldurdukları efesleri soğuk tutarken o çadırlarda nasıl
soğuk kutu tuborg yoktu? sorarım size ey milletim!! soğuğu geçti sıcaktı lan. o havada, bizim götler donarken.. anlamadım cidden.
aylin aslım bitmeye yakın kapının girişinde 'fenerlimiyiz' diye bağıran yavşakla ne alay ettim ne güldüm yau.
gerçekten bazı kızlar çok ateşli ulan bi üşümediler valla süper. vücutta yağda yok nası başardılar bilemedim.
sözlükten birilerini bulmayı çok isteyip bulamamak çok koydu. hele ki servis problemi yaşarken, arabalı bir sözlük yazarı bulamamak.. *