kürt açılımı

entry505 galeri video1
    372.
  1. (gecikmiş bir yazı)
    .......

    türkiye gibi ülkelerde değişimler ya da insan hakları konusundaki iyileştirmeler hiçbir zaman aşağıdan yukarıya doğru kanalize olan bir baskı sonucuyla gerçekleşmemiştir. daha doğrusu(varsa) bu baskı, değişimin zamanına karar verememiştir. genelde devlet adına şartların olgunlaşmasıyla vuku bulmuştur. aslında bu yaklaşım tüm devletler için geçerlidir. yani kollanan an, değişimin getireceği menfaatler bütününün maksimum seviyeye ulaştığı zamandır. devlet adına diyorum çünkü sadece insan merkezli bir düşüncenin tezahürü olmadı maalesef değişim. devlet mentalitesine göre atılacak bir adımın mümkün olduğu kadar çok olumlu getirisi olmak zorunda. bazen bu getiriler arasında kendimizi de bulabiliyorsak özgürlük hanemize bir çentik daha atabiliyorsak ne mutlu bize.

    bu açılımın abd ve avrupa birliği baskısından tutun da iç dinamiklerin gazını almaya kadar geniş bir yelpazede değerlendirilmesi muhakkaktır. ama bu başlıklar uzunca süredir masada beklemesine rağmen türkiye'nin sorunları giderme konusunda harekete geçmesine yeterli olmamıştır. tabi şimdiye kadar. ben şahsen kürt açılımı adında hareket kazanmış bu değişimin abd'nin 2011 yılında ırak'tan çekilme planlarıyla paralellik gösteren bir gelişmenin doğrultusunda, türkiye cumhuriyeti'nin bölgede izleyeceği stratejinin bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiği görüşündeyim.

    konuya yakın olan herkesin bildiği ve tahmin ettiği üzere abd'nin çekilmesiyle bölgede köklü değişiklikler yaşanacak kaçınılmaz olarak. hatta bu tahminler arasında en güçlü olanı ırak'ın bölüneceği düşüncesi. ama böyle bir gelişme anladığımız kadarıyla başta abd ve türkiye olmak üzere bölgenin diğer aktörleri için en iyi seçenek gibi durmuyor. bölünse de bölünmese de her halükarda çekilen abd için bölgede çalışabilecek en iyi stratejik ortak hiç kuşkusuz türkiye'dir. haliyle olabilecek her durumda bölgede etkin olmak isteyen türkiye abd'li bir tercihe sıcak bakabilir ve gerektiğinde bakmıştır da. her seçenekte ıraklı kürtlerin komşu olması gerçeği göz ardı edilemiyor elbette.
    "ıraq and the kurds: trouble along the trigger line" adlı bir rapor yayınlanmıştı. international crisis group imzalı bu rapora göre;
    -- spoiler --
    abd'nin çekilmesinin kürdistan bölgesi de dahil tüm ırak için felaket getireceği konusunda kürt liderler fikir birliğine sahip. kby'nin peşmerge bakanı şunları söylüyor: "abd askerleri çekilir çekilmez ırak'ın tamamı felakete uğrar". mesrur barzani daha da ileri giderek şunları kaydediyor: "amerikalılar giderse ve ırak'ın sorunları çözülmemiş olursa bu, tüm bölge için felaket olur ve daha çok sayıda askerle geri dönmek zorunda kalabilirler"
    .
    bağdat ve komşu devletler karşısında doğrudan koruma sağlayan abd'nin desteğini kaybetme ihtimali ve maliki hükümetinin kby'nin bazı toprak kazanımlarını tersine çevirme girişimleri sonucu kürt liderler, sözkonusu komşu devletlerden biri olan türkiye'yi tek muhtemel alternatif olarak görmek zorunda kalıyorlar.
    .
    şaşırtıcı şekilde bu gelişmeler, osmanlı sonrası türkiye'nin hak iddia ettiği eski musul bölgesi olan "musul vilayeti" fikrini yeniden canlandırdı. ne var ki bu kez itici güç türk milliyetçi çevrelerinden değil, üst düzey de dahil olmak üzere kürt tarafından gelmekte. bir kby bakanı şunları kaydediyordu: "bağımsız olmak hakkımız, fakat bu olmazsa ben türkiye ile olmayı ırak'la birlikteliğe tercih ederim. çünkü ırak demokratik değil". ona göre tek çıkış yolu, "kürdistan bölgesinin yeni musul vilayetinin parçası olarak türkiye'ye, türkiye'nin de kendi içindeki kürtlerin durumuna bir çözüm ile birlikte ab'ye katılması".
    -- spoiler --
    aynı raporda kby başkanının özel kalem müdürü fuat hüseyin'in "kürtlerin, büyük ihtimalle sürekli savaşların ve bölgeden gelen müdahalelerin pençesinde kalmış, büyük ölçüde yetkilerini yitirmiş bir ırak'ın içinde kalmakla birlikte, türkiye ile ittifak kurmaktan başka seçeneklerinin olmadığı" açıklaması da var. gerçi birleşme konusunda türkiye "daha fazla kürt nüfusunu resmi olarak içine almasının arzu edilir olmadığını ve siyasi açıdan tahayyül edilemeyeceğini" belirtiyor isminin açıklanmasını istemeyen yetkililer vasıtasıyla.şimdilik..

    yani her durumda türkiye de ıraklı kürtler de istese de istemese de ilişkilerini şu anki konumundan ileriye taşımak zorunda olduklarını biliyorlar.

    konu dağılmaya başlamadan bitireyim en iyisi. türkiye cumhuriyeti bölgede hangi stratejiyi uygulama kararı alırsa alsın öncesinde mutlaka kendi topraklarındaki kürtlerle ortak bir zeminde buluşmak durumunda olduğunun farkında. mesele bunun nasıl olacağı.
    0 ...