gerçekten sevmişsen, ölmüyor, külleniyor. sen öyle sanıyorsun oysa.
yüreğinde bir köşe bulup inzivaya çekiliyor o kadar.
sonra o inzivadakini hatırlatan bir şey yaşıyor ve anlıyorsun, asıl sevdiğinin o değil öyle olduğunu sandığın insan olduğunu.
biz sevdiklerimize çok güzel maskeler hazırlarız. o, bu modele uygun değilse bir gün maskeyi çıkarıp atıverir ve şaşırırız evet şaşırırız. gerçek yüzünü görmekten kaçtıklarımız bir gün acı bir şekilde kendini gösterir bize.
ve biz inciniriz. akıntıya kürek çekerken birinin kürekleri bırakması iyidir oysa.
peki bu durumda hata kimde? görmemek, duymamak, anlamamak için direnen bizden başka?
aslında hata da değil çünkü gücümüz kadardır yapabildiklerimiz.
ölen sevgimiz değil maskemizdir düşen.
ve her ölüm bir başlangıçtır önce arafa uğrayan. korkutan da araftır zaten iç hesaplaşmayı sağlayan.
ama bunlar büyütüyor bizi lay lay lom aşklar değil güzelim.
büyümek güzeldir, büyürken kirlenir ve arınırsın arafta uyumadıysan eğer.