kitaplarından birkaçını ciddi anlamda çok beğendiğim yazar, okuluma, stand kurduğum konferans salonuna, burnumun dibine geldi ve ben bir an bakıp hayal kırıklığına uğradım... benim sevdiğim lise aşkım cezmi bu olamaz... sürekli kitap imzalayan, dudaklarını yalayan (imzalamaktan artık tik oluşmuş), kimseyle edebi sohbete girmeyen, sanki görevi sadece o kitabı imzalamakmış gibi (edebi sohbetlerin yeri başkadır öyle konferans gününde ayak üstü olmaz derseniz siz de haklısınız derim)... ne konuşmasını dinledim, ne de kitabımı imzalattım... okul çıkışıda oturduğum cafede bir arka masada oturuyorlardı, etrafındaki gençlerle sohbet etmiyordu yine, çay içip kalktılar... ama hala seviyorum kitaplarını...