bir tane daha yazalım bakalım...
Küçük bir ülkede iki aşık yaşarmış, biri zalim kralın iyi kalpli kızı, diğeri ise fakir babanın gururlu oğluymuş.
Bir gün bu iki gencin birbirlerine aşık olduğunu öğrenen zalim kral bu iki gencin ölümüne karar vermiş ve bütün ülkeye duyurmuş.
Bunu öğrenen genç oğlan kızı kaçırmış ve doğruca kış mevsimine gitmişler:
-Kış bizi karlarının altında saklayabilirsin ne olur bu kraldan kaçmamıza izin ver. Demiş hüzünlü genç oğlan.
-Zalim kral karlarımı eritebilir bu iyiliği size yapamam demiş.
Kız ve oğlan tekrar kaygılı şekilde yola çıkmışlar bu sefer yaz mevsimine gitmişler:
-Yaz bizi denizine saklayabilirsin ne olur bu kraldan kaçmamıza izin verdiye isteğini dile getirmiş oğlan.
-Olmaz demiş yaz Zalim kral benim güneşimi söndürebilir lütfen buradan gidin demiş yaz kızgın bir şekilde.
Kız ve oğlan son çare olarak Bahar a gitmiş oğlan artık hıçkıra hıçkıra bahara dönmüş ve...
-Bahar ne olur bizi ağaçlarının arkasına sakla ne kış ne yaz bizi kimse iste...cümlesini bitiremeden zalim kralın askerleri tarafından vurulmuş ve oğlan oracıkta ölmüş bunu gören bahar kızı ağaçlarının arkasına saklayarak zalim kralın zalim askerleri ile savaşarak ağacındaki bütün yaprakları dökmüş sonunda zalim askerleri yenmiş fakat ağaçlarındaki bütün yaprakları döktüğü için yataklara düşmüş kız durmadan baharın iyileşmesi için çalışıyormuş ve sonunda bahar ağaçlarındaki yaprakları açarak sağlığına kavuşmuş...
Bundan böyle baharın kahramanlığını göstermek için baharın torunları ilk bahar ve son bahar olarak ikiye ayrılmış ve yine bundan böyle bahar mevsimi aşk mevsimi olarak anılmış.