gitmek hani şu, korkakların kalkışamadığı eylem. hani şu herkesin terk etmek olarak algıladığı eylem. gitmek öyle bir olgu ki, evet! dönüşü yok. ama güzel bir şey gitmek. çok güzel şey. çünkü gitmek, en güzeli aramak. memnuniyetsizlikten doğan bir şey değil. zaten o gitmek değil. kaçmak!
memnun değilsen, mutsuzsan, yapamıyorsan, sevemiyorsan, kaçıyorsun sen! gitmiyorsun. çünkü evrendeki her şey o kadar güzel ki. ve her yer
farklı bir şey bulamazsın. yeni bir ülke, başka bir deniz bulamazsın!
ve gitmek dedim, öyle bir olgu ki dönüşü yok. geri dönsen de o toprağa, seni kabul etmedikçe, sen değil o şehir. o yüzden, sevebileceğin ve sevmeye değer olanları gör. bu yüzden varsın.
hoşçakal demeyi biliyorsan, arkanı döndüğünde işte o zaman gidiyorsun sen. hem de belki en güzeline.