devletlerde kurulma maksatları, iç huzuru, vatandaşların fazileti ve suç teşebbüslerinde caydırıcılık olan teşkilatın ön adıdır. pekala lüzumu olan, toplum düzeninde büyük bir pay sahibi olan bu teşkilatın şimdilerdeki vazifesi ise bizim hükümetimizin kokuşturduğu devletimizin ilk sıralarda olduğu üzere, askeri, başka devletlerden, polisi kendi hakkını talep eden milletinden korumaktır. Eskiden bir kep, bir üniformaları vardı, huzur teşkil ediyordu personeliyle, binalarıyla. şimdi robot gibi geziyorlar ellerinde kanlı, tereddütsüz coplarıyla, insanları ne hale getirdiklerini bildikleri için taşıdıkları kalkanlarıyla. bir de biber gazı efsaneleri vardır ki, insan gavura sıkmaz o illeti. öte yandan, türk polis teşkilatı konusunda akıldan çıkartılmaması gereken bir husus; bahsi geçen polis teşkilatı, hatay'da gösteri yapan pkaka yandaşı göstericilerden kaçmış, herhangi bir panzer, biber gazı, cop kullanımına tenezzül etmemişlerdir. fakat aynı teşkilatın istanbul şubesi çalışanları, türk-iş binası önünde gösteri yapan tekel işçilerine, metrobüs zamnlarından ötürü tepki gösterme haklarını kullanan öğrencilere, 1 mayıs'ta adet halini almış hak görme maksatlı gösteri buyuran işçilere, allah ne verdiyse çekinmeksizin, tasdikli su, biber gazı, cop, tekme, tokat, kask vb.. kullanmışlardır, üstelik tereddütsüz ve büyük keyif ile. nevruz bayramında, abdullah öcalanın fotoğraflarıyla, pkaka yandaşı pankartlar ve sloganlarla "eğlenen" binlerce insanı, kutlama sırasında dış tehlikelerden koruyan ve böylece "olay" çıkmasını önleyenin yine bu göz nuru teşkilat olduğunu unutmamak gerek.