simple present tense ile dünyayı dolaşmış kişi. yani ben izlediğimde sürekli o tense denk geliyordum...
sözlükler için ''saygı çerçevesinde olmayan eleştirilere ekip olarak gülüyoruz'' demiş, iyi de acun bey bunları söylerken bile sinirden gözleriniz doluyor neredeyse. ayrıca konuşmanın başında da ''her türlü eleştiriye açığım'' da diyorsun. bu ne yaman çelişkidir acun bey?
acun bey, sen buraları önemsiyorsun. çünkü burası anında görüntü... adam izliyor, sonra yazıyor bak şöyle oldu böyle oldu; beğendim-beğenmedim... söylemişsin zaten... yalnız o konuşmada ''siz yazacaksınız sözlüklerde, ben reytingimi ölçeceğim, sabahı beklememiş olacağım vs'' öyle küçümseyici bir tavır takınmışsın ama yakışmamış... gerçi senin terbiye sınırlarını bilmediğim için bir şey söyleyemeyeceğim... bu arada aleyküm selam, benim de sana selamım var...
var mısın yok musun'da neden hemen herkesin bir hikayesi vardı acun bey? neden çoğu kişi ağladı onu izlerken? ya da 20 (sanırım 20 idi, vallahi hatırlamıyorum tam) kutuyu açtırmak neden saatler sürüyordu? bizi neden psikopata bağlıyordunuz acun ben? altı üstü 15-20 kutu... istesen 2 dakika sürmez... üç beş yedi dokuz çat çat çat... aha bitti gitti... sonra hamdi bey bağlanır; kutunun ederi şu kadar, var mısın yok musun... olay buydu aslında... hepi topu 15 dakika...
ya da bu programda da âm bir çocuğu neden finale kadar getirdiniz? (halk getirdi deme arkadaşım bana, sen elemeden geçirmeseydin, hiç dert olmayacaktı)
elini vicdanına koy acun ılıcalı, âm çocuk sence gerçekten yetenekli miydi? yoksa var mısın yok musun'dan kalan ''ulan birkaç tane de hikayesi olan birileri olsun'' takıntın yüzündem mi getirdiniz o çocuğu oraya kadar? peki oylamayla o çocuk en yetenekli seçilseydi (hani söylüyorsun ya türkiye'nin en yeteneklisini arıyoruz-seçiyoruz diye) bir türk olarak hiç mi utanmayacaktın! burada mevzu âm bir çocuğun en yetenekli olması değil, buradaki mevzu çocuğun hem yeteneksiz olup hem de hikayesinden faydalanılıyor olunması... ben türk olarak yerlerin dibine geçerdim sayın ılıcalı! reyting midir rayting midir nedir, onun yüzünden benim ülkemde en yetenekli kişi darbuka çalıp şarkı söyleyebilen bir insan seçilmesine gönlüm razı olmazdı... ben dirseğimi yalayabiliyorum acun bey, bence bu bile ondan daha düzgün bir yetenek... ama sanırım bir kız çıkıp yalamış dirseğini, beğenmemişsiniz... neyse...
çok fazla izleyemedim programı... cumartesileri denk geliyordu bazen... işte siz elemeleri falan yapıyordunuz... şimdi sayın ılıcalı; sizi anlarım yapımcı sizsiniz. yani topun sizin olması kontenjanından jüridesiniz. peki; oynadığı hiçbir filmde oyunculuğuyla öne çıkamamış ve çıkardığı albümleri neredeyse hiç satmamış... bir ara sürekli televole'de gülben ergen ile kavga etmiş, show tv'de yaptığı şovlarında berbat ötesi bir sunuculuk yapmış olan hülya avşar'ı neye istinaden o jüri koltuğuna oturttunuz? olmayan oyunculuk yeteneği mi? yoksa olmayan sesi mi? yahu allah aşkına birkaç yorumunda hülya avşar'a dönüp 'ya gerçi sen daha iyi anlarsın' tarzında bir şey söyledin şarkı söyleyen yarışmacılardan biri hakkında yorum yapacakken... yahu hülya avşar kaç kere canlı şarkı söylemiş televizyonlarda? ses mi var, yeterli alt yapı mı var? ne müzik eğitimi almış? dün gece okan bayülgen'in programında gördüm; asuman dabak ile kendini kıyaslıyordu ağlama yeteneği konusunda... yok ben şöyle oyuncuyum falan diyordu... o megalomanlık da değil artık, o tamamen tükenmişlik... hiç aynaya bakmadan, oyunculukta asuman dabak ile konuşuyor... neyse dağıtmadan, evet hülya avşar neden jürideydi sayın ılıcalı?
bir de uzun saçlı amca vardı orada... yönetmenmiş sanırım... hakkında çok fazla bilgim yok (hatta hiç yok), yorum yapamayacağım dolayısıyla...
ha bana kalsa; senin de o jüride işin yok... insanların yeteneklerini değerlendirebilecek yeterliliğe sahip misin acun bey? dur bekle, bir daha oku... evet acun bey, bilhare bunu da açıklarsanız sevinirim...
ha bak, hülya avşar'ın yetenekleri hakkında söylediklerimi 'sinema ya da müzikten anlayan' herhangi birine sor, aynısını söyleyecektir zaten sana... senin için söylediklerimi de; sen kendine sor...
şimdi toparlayalım acun bey;
hani sürekli teşekkür ettiğiniz seyircilerinize biraz itirafta bulunsanız;
deseniz ki mesela;
ben türk halkını çok iyi analiz eden bir ekip kurdum ve bu şekilde insanların dikkatini çekerek, yarı gerçek yarı sahte hikayeleri olan insanları televizyona çıkartarak, türk halkını ekrana bağlıyorum... der misiniz? ya da bunu yapmadığınızı iddia edebilir misiniz sayın ılıcalı?
o jüri koltuğuna; yapımcı olmasa özelliğiniz dışında hangi özelliğinizi de hesaba katarak oturdunuz? hülya avşar'ı neden jüriye dahil ettiniz? hülya avşar'ın yeterliliklerini söyleyebilir misiniz sayın ılıcalı? uzun saçlı abi'ye lafımız yok, kendisini tanımıyorum... araştırsam belki çıkar bir şeyler ama gerek yok... sen bunları alnının akıyla cevapla, ben o adamı da araştırırım, sen sıkma canını...
evet acun bey, terbiye sınırlarınızı bilmediğim için, kendi terbiye sınırlarım dahilinde sizi eleştirdim... umarım buna da kızmazsınız yoksa türk halkı olarak sizin hiç eleştiri kaldıramadığınızı düşüneceğiz, üzüleceğiz sonra falan filan...
iyi geceler ve bol ratingler dileriz sayın acun ılıcalı, sizi seviyoruz (ben ve kendim)...
büdüt: uzun saçlı abi, yönetmen değil reklamcıymış ve adı ali taran imiş. uyarılar için teşekkürler.