Palyaçonun hüznü varoluşundadır. Diğerleri, kendisinin dışındaki tüm evren öylece, kendisi gibi normal dururken, boyanıp acayip kıyafetiyle ortalıkta kalakalmak yeterince dramatiktir. Yaptığı her harekete gülen dış dünya acıyı derinleştirir. Yalnızdır, evsizdir. Çabaladığı işler sadece çocukları güldürür. Gerçeklikte ise; Palyaço kılığına giren insanın hikayesi de oldukça dramatiktir. işsizdir. "Bir arkadaşı aramış, gel ya nolcak iki saat takılıcan otuz lira verecekler" demiştir. Otuz lira çok para olmasa da büyük meblağdır parasızlıkta. O kadar yıl okumuş, varolamamıştır, palyaço gibi. Hava soğuktur, sıcaktır ya da. Terler ya da üşür. Elinde abuk bir firmanın broşürleri, yoldan geçenlere uzatır. Ağzında sakızla iki salak kız geçer gider yanından, uzattığını almadan.