Susie Salmon adındaki 14 yaşındaki küçük bir kızın tecavüze uğrayıp öldürülmesini ve bundan sonra katilini, ve perişan olan ailesini araftan izlemesini anlatan dram-fantastik-gerilim-komedi türlerindeki filmdir. evet komedi türünü yanlışlıkla yazmadım. ne yazık ki bazı sahnelerde komedi türüne de giriyor film.
ne yazık ki beklediğim kadar iyi bir film bulamadım. belki de bu benim bu filmden çok daha fazla dram beklediğimden de ileri geliyor olabilir. konusunu okuduğumda çok daha fazla trajedi, dram bekliyordum. buna kapılarak kız için fazlasıyla kederleneceğimi umuyordum. ama filmi öyle yapmışlar ki ilk yarım saati (ki bunun içinde de eksiklikler var) saymazsak beklediğimin çok uzağındaydı.
filmdeki eksiklikleri ve beğenmediğim noktaları söyleyecek olursam ilkin şunu söylemem gerekiyor ki bu en önemlisi. tecavüz ve çocuk cinayetini içeren bir film yapıyorsan, bizim o kızla kendimizi özdeşleştirmemizi ve onun için üzülmemizi hatta ağlamamızı bekliyorsan bu cinayet - tecavüz sahnesini hiçbir şey göstermeyerek geçemezsin Peter Jackson abicim. o sahneyi göstereceksin ki middemiz bulansın, yerimizde duramayalım, o kız için bilgisayarın monitorünü ya da televizyonu kırmak, sinema'da izliyorsak, sahneye elimizdeki popcornları atmak isteyelim, ya da kaskatı kesilelim, kalp atışlarımız hızlansın ve o sahnenin etkisiyle filmi dehşet içerisinde izleyelim sonuna kadar. ama sen bunu yapmak bir yana, filmin hiçbiryerinde kızın cesedini bile göstermiyorsun bizlere. hadi koftiten de olsa çocuk cesedi göstermeyelim diyorsan, diğer ölen kızların ölü bedenlerini niye gösteriyorsun? hadi onları gösteriyorsun susie'nin ölü bedenini niye göstermiyorsun? bu eksiklik bazen hayal gücümü kullanarak yarattığım kederli ortamı saymazsak filmin drama kısmını törpüledi ne yazık ki. hem de bayağı törpüledi.
hadi bu verilmemiş sahneleri geçtim, (zannediyorum ki bu tür şeyler roman'da anlatılmıştır ama filme konmamıştır. çünkü genellikle yönetmenler romanların içine etmek için yemin etmiş gibi davranırlar bu uyarlamalarda. ne yazık ki bu film'in kitabını okumadım.) niye arasıra komedi unsurunu devreye sokuyorsun.
aile yerle yeksan olmuş, kızları yüksek ihtimalle öldürülmüş ama bazı aile sahnelerinde (ki bunlar büyükanneli sahneler) sanki bunlar hiç olmamış gibi komedi unsuru devreye giriyor ve bu çok abes duruyor. ayrıca evin koca kıçlı ortanca kızının harvey'in evinde kitabı kolayca bulabilmesi ve eve gidince ailesine bunu söylemekten (neredeyese) vazgeçecek olması da bu komedi türüne dahil edilebilir sanıyorum!
evden zamansızca ve katili bulmayı hiç s.klemeden çekip giden ve sonradan lütfedip dönen anne figürü de beni ifrit etti diyebilirim açıkçası. kızı ölmüş, katili bulmak (öldürülmemişse de kızını bulmak) kadının umrunda değil anasını satayım. o koca kıçlı kızkardeş bile daha istekliydi bu konuda. hatta hokus pokusla defterin yerini de buldu!
filmin iyi yanları yok mu derseniz tabi ki var derim. bazı sahneler gerçekten iyiydi. filmin ilk yarım saati çok başarılıydı zaten. hele hele aile yemek yerken, hem aleyi hem kızlarının harveyin ininde ölüme gittiğinin gösterildiği sahne. mesela babanın harveyden şüphelenip yanına gittiği sahnede, hiçbir şey konuşmadan sadece ona bakarak (ki bakışlar müthişti) harvey'in katil olduğuna kesin olarak kanaat getirmesi etkileyiciydi. baba ile kızın zaman zaman dünyalar arası iletişime geçtiği sahneler de çok etkileyiciydi. mesela babası çalılıkların orada bir moron tarafında dövülürken ağladığı sahne, ya da babasıyla harvey'in evinin bahçesinde, gül üzerinden kurduğu iletişim duygu yüklüydü.
görsel efektlerle ilgili de fena değildi diyebilirim. denizdeki devasa gemi içerikli şişe sahneleri haricinde diğer filmlerden daha üstün bir görsel şölen yoktu açıkçası. araf diye tarif edilen mekanların tasviri güzeldi ve bazen bayık bir hal alsa da burdaki sahneler de vasat üstüydü.
psikopat katilimiz de rolünün hakkını veriyordu doğrusu. bakışları, tipi, hareketleri korkutucuydu. katilin çocukluğuna inilmemesi de film için başka bir artı.
---spoiler---
oyunculukların bazıları çok başarılıydı. özellikle kurban kızımızı oynayan Saoirse Ronan ve katili oynayan Stanley Tucci'nin performansları üst düzeydeydi diyebilirim.
çok fazla drama beklemiyorsanız izleyin ama arada komedi içerikli alakasız sahneler de karşılaşacağınızı da bilin. ama fena bir film değil sonuç olarak.