hadımın çiftliği..
uludağ sözlüğün ölümsüz eserinden..
bölüm bir sahne bir.
muzaffer bey tarlalarına ameleleri kontrol etmek için gitmiştir.
hava güneşlidir. güneş insanlara sahte bir neşe katmıştır... çalışmaktan her ne kadar bıksalar da bu güneşli günde hafiften gülümseyerek işlerine yarı konuşarak yarı gülüşerek devam etmektedirler.
muzaffer bey de onların bu tutumdan rahatsız, çene çalmayı bırakıp işe koyulmalarını tembih eder.
o sırada bir işçi:
- muzaaaağfer bey muzağfer bey, ii gözel hoş da imanımız gevredi burda. sen golay mı sandın çapa yapmayı. gel çok goleyse bi sapa da sen yapış. der.
muzaffer bey de:
-ne münasebet,sizlere bunun için para ödüyorum. tabiki yapacaksınız... ama toprakla oynamak güzel şeydir, farkında değilsiniz der. ben istesem sizin 1 saatte yaptığızı yarım saatte yaparım ama işe kendinizi vermiyorsunuz diye diklenir.
bunun üstüne işçi başı:
-ha muzağfer bey doğri diyir. istese hepinizi sollar der.
oradan bi amele atılır:
-dediğini yapsın, bugün ben gendi yövmiyemi almayacam.
bir başkası:
- he valla, ben de die ekler...
muzaffer bey gaza gelir...
tam bir çapaya yapışmak için uzanırken tökser, düşer...
düşerken yerde açık duran bi orak hızla testislerine saplanır ve sahne kanlar içindeki muzaffer beyin inlemeleriyle son bulur...
orası artık hadımın çiftliğidir...