bu aşk her an onu düşünmektir,ayrı olduğun zaman hüzünlenmektir,kendini tutamayıp ağlamaktır..
bu aşk ondan terminal kapısında her ayrılışınızda sanki son görüşünüz gibi üzülmektir güle güle aşkım diyememektir...eğer demek zorunda kalırsanız içinize ateş parçası düşmektir bir kıvılcım ki o kıvılcım bütün yüreğinizi yakmaya yeter bir kıvılcımdır..
otobüs camından el sallayamamaktır..o ellerin kalkmamasıdır.otururken ona bakarsınız ve gözlerimizden iki damla yaş süzülür..o yaşlar ki kalbinizin ateşini söndürmeye yetmez..
bu aşk ondan terminal kapısında ayrıldığınız zaman kalbini o terminale gömmektir..o kalpki nefes alamaz büyüyemez..ne yapcağınızı bilemessiniz.
bu aşk terminalden ayrılık vakti geldiği zaman ne olur dünya yıkılsada ona sarılmaktan vazgeçmesem dilim kopsunda ona güle güle diyemeyim diyebilmektir..
aranızda kilometreler olduğu zaman herzaman onu yanınızda hissetmektir aşk..çok derindir.
gözyaşlarınızı kimse silmez yanınızda kimse yoktur sizi dinleyecek birisi de yoktur...yine o tuzlu gözyaşlarınızı kendi ellerinizle silersiniz...gözyaşlarınız kurur o kalan tuzlar gözünüzden dudağınıza kadar iz bırakır yüzünüzde..bir çitanın yüzü gibi sanki..
bir gün gelir ona kavuştuğunuz an,sanki piyango çıkmış gibi sevinmektir aşk..
onun kokusunu hiç birşeye değişmemektir..
öpmeye kıyamamaktır..
ona kavuşmuşsunuzdur hiçbir kötü olay umrunuzda değildir..tek aklınızda olan şey o dur o an.
o anki kanatlanmışsınızdır uçuyorsunuzdur sevinçten..
elini tuttuğunuz zaman o elin sıcaklığı bütün ruhunuzu kaplar ve içiniz sımsıcak olur...
onun yazdığı mektupları hergün okumaktır defalarca ezberlersiniz noktası virgülüne kadar..
verdiği vesikalık fotoğrafı keşke kalbimi yarabilseydimde orda saklayabilseydim diyebilmektir..
ayrı yerlerde oldugunuz zaman hergece yatmadan önce en az bikere o fotoğrafı öpebilmektir...