sanıyorum ilk sorun kimlik anlayışımız. biz her dem kimlikleri kişiliklerin önüne geçiriyoruz. buna bayılıyoruz. ama çok büyük bir hata yapıyoruz. karakter bazlı ilerlemek varken kimlik temasından yol alıyoruz. erkeklik, kadınlık, eşcinsellik, alevilik, rumluk, ateistlik vesairelik önem taşıyor bizler için. ki yanlış yapıyoruz.
bizlere biçilen roller var. ataerkiliik kapsamında çoğu da. erkek istenmeye gidilmez mesela. kızıma neyle bakcan sorusu oğluma neyle bakcan diye yön değiştirmez mesela. kadınların eşitsizlikten yakındığı bizim omuzlarımızdaki ağırlık aslında.
sonra bir kitabımız var mesela. erkekliğin kitabı. bazı rollerimiz var. avcılıktan süregelen belki de. vur-kır-kes-yağmala-parçala kuvveti ekseninde. ağzından çıkabilecek bir "ayy" ünlemi bile toplumsal cinsiyetçiliğin destanı olabilir. ya da yırtık kotun, küpelerin. çünkü tıpkı kadınlarda olduğu gibi biz erkeklerde de en büyük vurgun kendimizden geliyor. özgürlük anlayışımız birey temelli olduğundan, kadınları hemcinslerinin başını yer. erkekler de tabi eksik kalmaz.
bu ülkede erkek olmak zor. kadın olmak kadar belki de.
gerçi bu ülkede insan olmak zor zenaat ya, neyse...