tyler durden'ın kişiliğinde bir erkek hegamonyasının toplum üzerinde etkileri, kişisel tüketim çılgınlığının, insanlığı kitlesel intihara sürükleyişi. marla singer nezdinde tüm hanımefendilerin erkeklerden beklentileri, güzel olan bir şeyi bozmanın aslında en kıymetli olan olduğunun repliklerle birebir söylenildiği bir film.
bu filmdeki en muhteşem özellik ise içinde olmak istememizdir. hani vardır ya keşke dediğimiz anlar, şeyler. bu film bunu en çok yaşatandır. bir de şu kitap: kinyas ve kayra.
bir gün bu kitabında filmi çekilirse, ve iyi bir yönetmen çekerse, örneğin fatih akın, işte böyle bir film olur. hem evrenselliği hem de tüm klişe zırvalıklara verebildiği cevap/cevaplar neticesinde.
neticede, günümüz toplumun yokoluşunu görmesi bakımından olsun, ulusal kalıpları kırıp da evrensel boyuta ulaşılması yönünden olsun. ayağa kalkıp, eller patlayıncaya kadar alkışlanılması gereken bir film.