nihayet gördüğüm rüyaya alıştım.
hayat bağımlılık yapmış bana farkettim.
aynadaki o yüze alıştım. ağaçların şekline, yağmurun ıslaklığına alıştım. otomobillere, binalara, faturalara, senetlere alıştım. sonra insanların gözlerine alıştım. okumayı öğrendim onları. ellerim günaha alıştı, dilim yalanlara. seslere alıştım. kahkahalara, hıçkırıklara, dost kazıklarına, eşek şakalarına alıştım.
alıştım alışmasına da insan olmak zor işmiş arkadaş, anladım. bu arada binlerce kök salmışım dünyaya, korktum.
dedim ya rüyama alıştım. uyanmaktan korkar oldum.
geri dönmek zor gelmeye başladı,
çok fena canım sıkıldı.
o değil de otuzbeşe yolun yarısı diyen cahit sıtkı da uyandı ya rüyasından, hem de kırkaltı yaşında.
biraz da ona canım sıkılıyor.