bugün sebep yokken, onu düşünerek uyanmışsınızdır. tüm mutlu olduğunuz anları, yaptığı esprileri, paylaştıklarınızı düşünüp gülümsemişsinizdir yeniden. sonra yüzü aklınıza gelmiştir. o ilk gördüğünüz an. yeniden gülümserken yakalamışsınızdır kendinizi. "acaba bu kadar ayrıntıyı o da hatırlıyor mu?" diye düşünmüşsünüzdür. uzansanız hayallerin en yakında olduğunu farketmişsinizdir. aradan zaman da geçince " özledim seni" diyebildiğinizi farketmişsinizdir. sonra bir anda bugüne dönmüşsünüzdür. üzgün müdür, kırgın mıdır diye. koşup sadece sarılmak istemişsinizdir. hem de sımsıkı sarılmak. hiçbir şey sorgulamamak... sonsuza kadar öyle kalmak. başkalarının yağmalamasına izin vermemek. onun için hep en iyiyi yapmak... söylemek ve yapmak istediklerinizin yarım kaldığını görmüşsünüzdür hem de boş yere. içinizi ümit kaplamıştır. "arasam, sesini duysam iter mi ki?" diye düşünmüşsünüzdür. inancınız vardır onun kocaman güzel kalbine dair. tüm sevginizin ona olduğunu bilirsiniz ve onun da farkedeceğine inanırsınız. gözlerinizi sımsıkı kapatıp tüm olumsuzlukları bir kenara bırakıp ona gülümsemeyi tercih edersiniz. iyi dileklerinizi gökyüzüne bırakırsınız ki baktığı derin mavilikten üzerine süzülsünler tüm güzellikleriyle diye. 110 bunu notalara, sözlere dökmeyi başarmıştır. açar dinlersiniz, yastığınızın altındaki t-shirtünü koklarsınız ve şarkıyı mırıldanmaya devam edersiniz...