okuldan aç bilaç gelip buz dolabına koştum. hmm neredeydi bu kardeşim kebabın kartı.
heh burada...
telefon: dööööt dööööt... döööt dööööt...
+ iyi günler, kardeşim kebap.
- iyi günler, ben lahmacun sipariş edecektim.
+ evet.
- fiyat öğrenebilir miyim?
+ bir lahmacun 2.5 lira efendim.
- hmmm, peki...
- iyi günler...
+ iyi...*
(bkz: epic fail)
bir de yakındalar da dürümcü bey vardır ki oranın lahmacunu 10 numaradır. fakat orasıda 2.5 lira olmuş.
dediğim gibi benim gibi hayvan alışmış geçen sene 1.5 liraya en sağlam ve dopdolu lahmacunu 5 er 5 er sipariş etmeye. geriye bir tek çözüm kalıyordu. eyvah.
yıl önce caddenin yakınında yeni bir lahmacuncu açılmıştı. lahmacununu denemiştim. aklıma kötü fikirler gelmiş. acaba fare eti mi bu nakata?
midem bulantı tabii ki sonra.
evet orası kalmıştı. çıktım dışarıya, gittim dükkana.
- abi lahmacun ne kadar?
+ 1.75
- hmmm, peki...
+ evet?
- bana 5 tane lahmacun.
...
şimdi çevrende en iyi lahmacunlar 2.5 lirayken 1.75 e ne bekliyordum ki sevindim. uzun bir zaman içinde lahmacunlar hazırlanmıştı. yağmur başlamıştı koşa koşa eve gittim sıcacık. masayı hazırladım ve açtım lahmacunları. bir düşündüm. aramaya inandım. kıyma bulamadım ama. salatalığa baktım bol boldu. iyi bari ot yerim bende hamur eşliğinde dedim. havuç turşu tadındaydı ve maydanoz ise öksürük şurubuna benziyordu.