Yıllardır bekledik Mustafa Kemal Atatürk'ü yansıtan bir film yapılmasını... Sonunda Zülfü Livaneli imdadımıza yetişti ve bir film yaptı. Mustafa Kemal Atatürk'ü dört farklı ismin canlandırdığı filmde, Salih Bozok'un gözünden Mustafa Kemal anlatıldı.
Peki bu film Mustafa Kemal'i anlattı mı? Daha doğrusu Mustafa Kemal, birkaç saatlik bir filmde anlatılabilir mi? Anlatılabilirse eğer, bu film insanlara ne gibi bir bilgi sunar? Bu sorunun cevabını bulmak için aslında yalnızca bir soruya cevap vermek gerekir: Çekilecek olan film Mustafa Kemal'in fikirlerini, ideolojisini, hayata bakışını mı, yoksa Mustafa Kemal'in yaşadığı hayatı mı seyirciye anlatacak? Eğer cevap, Mustafa Kemal'in yaşadığı hayatı anlatmak ise bu birkaç saatlik bir film içinde anlatılabilir. Yok eğer ki cevap, Mustafa Kemal'in fikirlerini, ideolojisini, olaylalara nasıl baktığını seyirciye anlatmak ise böyle bir film birkaç saat içinde Mustafa Kemal'i seyirciye anlatamaz.
Peki Zülfü Livaneli'nin Veda'sı bize hangi Mustafa Kemal'i anlatıyor? Ne yazık ki Zülfü Livaneli'de büyük bir hataya düşerek Mustafa Kemal'i yaşadığı hayatla anlatmaya çalışıyor. Yani ilkokuldan beri öğretilmeye başlanan ve biraz da olsa Mustafa Kemal ile ilgililenen kişilerin bile bildiği bir Mustafa Kemal çıkıyor karşımıza. Bu durum da seyirciye malesef ki Mustafa Kemal ile ilgili yeni bir şeyler katmıyor.
Zülfü Livaneli'nin bir Mustafa Kemal filmi çekmeyi başaramadığı çok açık. Çünkü bunun daha iyisi, yani filmin amaç edindiği şekilde bir Mustafa Kemal filmi, daha önce Nihat Durak tarafından çekilmişti. Senaryosunu Turgut Özakman'ın yazdığı ve Nihat Durak'ın yönettiği Kurtuluş ve Cumhuriyet filmlerinde bile Mustafa Kemal ile ilgili daha çok bilgiye rastlanılabilir.
Film ile ilgili tartışmalardan biri ise Can Dündar'ın yapmış olduğu Mustafa filmi ile Veda filmini karşılaştırma çabaları. Oysa ki Can Dündar'ın çekmiş olduğu Mustafa filmi ile Zülfü Livaneli'nin çekmiş olduğu Veda filmi arasında dağlar kadar fark vardır. Can Dündar'ın çekmiş olduğu Mustafa filmi yukarıda bahsettiğim ikinci grup Mustafa Kemal'i anlatmaya çalışmıştır ( Ki bu filmde de malesef Mustafa Kemal anlatılamamış). Zülfü Livaneli ise Mustafa Kemal'i kronolojik olarak seyirciye anlatmaya çalışıyor. iki filmin aynı kefeye konması son derece gereksizdir.
Sonuç olarak bu ülkede, hem Mustafa Kemal'in hayatının, hem de fikirlerinin, ideolojisinin, hayata bakışının beyazperdeye aktarıldığı bir filmin çekilmesi çok uzak ihtimal gözüküyor. Böyle yüzyıllara damga vurmuş isimlerin hayatlarının tam anlamıyla beyazperdeye aktarılması oldukça zor. Bu yapılabilir mi? Evet yapılabilir; fakat bunun halka aktırılma yeri beyazperde değildir. Çünkü böyle bir olaya girişmek, yani tam teşekküllü olarak böyle insanları anlatmak birkaç saate sığacak işler değildir. Bu yüzden bu ülkede daha çok Mustafa Kemal Atatürk filmi beklenir.