80 li ve 90 lı yıllarda sağ kültüre ait en önemli isimleri ve kaynakları barındıran ülkücü gençlik zamanın rüzgarı sayesinde toz toprağa karışmış durumdadır. türkiyedeki en sağlam yazarlar (sağcı yazarlar) mhp kökenli idi. hepsi bir yaprak gibi teker teker ayrıldı gittiler. rahmetli başbuğ son günlerini anap-dyp partilerini birleştirme projeleri ile geçirdi. gerçi hoş- dyp mhp nin meclisteki temsilcisi oldu ama...
rahmetli belli bir yaştan sonra aksiyonu yakın kurmaylarına devretti. kavgasız gürültüsüz bir toplantıya şahit olamadım. iftar yemeğinde dahi kargaşa ve kavga çıkartan bir yığından gerçek ülkücüler ümidi kesti artık. şu an ise; meclis ağzına kadar tıka basa mhp li olsa ilgimi çekmiyor.
bahçeli döneminde ise bu hır gür azalmış gibi görünüyor ama ortada ideal(ülkü) yok.
bir partinin -ülkemi seviyorum o yüzden beni seçin- gibi saçma bir oy isteme tekniği olamaz. herhalde seveceksin. ben, diğerlerinden farkın ne onu istiyorum. sen ülkemi seviyorum yetmez mi? diyorsun. bana yetmiyor.
ülkücü gençlik sorunsalı ise harbiden bir yara artık. yani hangi ülkücü genci bir enstrümana, bir sanata, bir bilim dalına yöneltebilir ocak yönetimi. yöneltemez çünkü kendisi bilmiyor zaten.
daha doğrusu ocağa başkanlık edecek adam gibi adamı buldukları zaman şükrediliyor, bırak sanatı edebiyatı...
aşağıdaki sanattan siyasete edebiyata ait isimler belli yaş grupları için hiç te yabancı olmasa gerek...
şimdi neredeler acaba???
mim kemal öke
agah oktay güner
yavuz bülent bakiler
ilham gencer
ömer öztürkmen
ozan arif
uğur ışılak