Uçağa binmenin, uçmanın, seyahat etmenin (özellikle de yurtdışına gitmenin) "çok havalı" sayıldığı ve yakın zamana kadar çok elit bir grubun tekelinde olduğu bir ülkede, çoğunlukla en en çok 3 kuşak gerisine gittiğinizde illaki uzaktan yakından bir köy ile bağlantısı olduğunu göreceğiniz (ki halkımızın %80 i böyledir, bu kötü bir şey de değildir ancak yakın zaman kadar elit gruplarda olan bu "ayrıclaıklara" sahip olmayan; elit grupta olmayan kişiler olmaları bakımından önemlidir) kişilerin; bir gün çıkıp o elit kişilerle, elit oldugunu düşünüdükleri bir "uçma" "uçaga binme" hele hele imkanı varsa "uçakla yurtdışına gitme" gibi olanaklara erişince doğal olarak "vay be ben iyi bir şeyim sanırım!" düşüncesi oluşmaktadır.
Bunun ötesinde kadınlarda hangi işi yaparsa yapsın varolan bir içgüdü "giyinip süslenmeliyim ve boylece daha iyi daha güçlü vs olurum" içgüdüsü sebebiyle, her daim bakımlı, iyi giyinen ve düzgün konuşan kişiler olarak görev yapmak kendilerinde ekstradan bir güvene neden olmaktadır.
Ülke şartlarına oranla iyi para kazanmaları; buna baglı olarak zaten seyahetleri ve otel ziyaretlerini bedavaya getirdikten sonra kalan parlarıyla ortalama üstü bir hayat yaşayabilmeleri, yani sahip olduklrı ekonomik bagımsızlık ve olanakları kendilerine olan güvenlerini arttırmakta, bu şekilde bir güven ile kendilerini değerlendirirlerken, bir başkasının (bir yolcunun) çıkıp kendilerini hizmetçi olarak görmesi ile oluşan "hostes" kavramına bakıştaki farklılık; bu mesleğe verilen değer arasındaki fark, çatışmalara neden olmakta, bu çatışmalar da her geçen gün hostesleri daha da radikalleşerek artistleşmeye itmektedir.
Bu "havalılık" mevzusu konusunda benim görüşüm budur. Bana göre olması gereken nedir? bir yolcunun bir hostesi hizmetçi ve köle olark görmesi ne kadar yanlışsa (ki bizim halkımızda hizmet sektorunde çalışan kişiyi hizmetçi gormek gibi bir yüzeysellik vardır. KEndisine hizmet sunmakla gorevli kişiyi, hizmet alan kişile genelde köle gibi görür Türkiye'de. Bıu bir bankada gişede de çalışsanız boyledir, başka alanlarda da boyledir. Bazen özel okulda ogretmenseniz bile...) hostes kişisinin kendisini oldugundan buyuk gormesi de o kadar yanlıştır. Hizmet sektorunde çalışan kişilerin ilk ogrenmesi gereken güleryüzlü olmak, nabza göre şerbet vermek, karşıdakinin o anlık isteklerine olabildigince kibarlıkla yanıt verebilmektir. Ben hostestlerle sorun yaşadım mı? Hiçbir zaman.. ama çevremde sıklıkla hostesler tarafından terslenen insanlara rastlıyorum. Yolcu istediği kadar saçmalasın, hizmet sektörunde çalışan bir kişinin terslemek gibi bir lüksü olamaz. Oldugu saniyede, ona o güveni veren tüm maddi olanakları ve güzel giyinip makyaj yapma bahanesi elinden alınmalı ve işine son verilmelidir, zira evinden, sabit yaşamından koparıldığı için kendisine ödenen yüksek ücret ve konaklatılığı güzel oteller hiçkimseyi acil durumlar haricinde "hizmet vermekle yükümlü kişi" sıfatından sıyırmaz. Acil bir durum yoksa, bir garsondan çok farklı bir iş yapılmamaktadır. Acil durumlar oldugunda da o çok anlatılan ve garsonluktan farklılığı olarak gösterilen yolcuları yönlendirme hadisesini de yapacak çok hostes olduğunu düşünmüyorum.
Güzellik fizik vs olayına da ayrı bir parantez açalım; bir kere güzel olmak zorunda fiziği olmak zorunda diye bir şey yok. Başüstü dolaplarına erişebilecek bir boy gayet yeterli oluyor. Şişman hostes de gördüm kaç kez. Yüz güzelliği açısından gerçekten çok güzel olan hostes oranı, herhangi bir ortamda karşılaşabileceğiniz çok güzel kız oranı ile aynıdır. Bir ortamda 10 kız varsa hepsi çirkin olabilir ama ortalamada 1 i çok güzeldir. Hosteslerden de 10 tane toplayın 1 i çok güzeldir. o kadar.. Ekstra bir güzellikleri olduğuna kesinlikle katılmıyorum. Yurtdışında belki.. ama yerli havayolu şirketlerinin tamamıyla çok sayıda uçuş gerçekleştirmiş biri olarak asla hostesler güzeldir gibi bir genellemeye girilemeyeceğinin altını çizmek isterim.
not: baya uzun olmuş be.. iş bu entry bir tatil gününde bir sıkılma anında, gazete gorulen bir hostes haberine istinaden girilmiştir.