zihnin ardında kalan düşlerin bu tarafı kesinlikle iç burkmalar ve güzelliklerle dolu bünyenin hikayesidir bu.
öyle ki; ileriki yıllarda anlatabileceği ya da hiç kimseye anlatmasa dahi hatırladığında sıcak bir tebessümün yüzüne yayılacağı kedi ile olan anıları olacaktır. koyun koyuna yatılan sobanın yanından kalkmamanın verdiği o güzel duygu yeniden yaşanacaktır günlük hayatın sıkıntıları eşliğinde.
yanık hikayeleri olacaktır sonra. hatta, belki de küçük bir iz kalacaktır o günden bugünlere yadigar. sol elin işaret parmağında. yanmak öğrenilecektir sayesinde sobanın.
ve sonra kestane hikayeleri olacaktır. yılbaşı geceleri soba üzerinde pişirilen. tombala oynanırken ailecek sobanın üzerindeki süt taşmasın diye iki de bir "beni bekleyin" deyip, kalkıp süte bakacaktır evdeki melek. *
ergenlik başladıkça, ve şehvetin düşmanlığı eşliğinde soba artık yokedici olarak kullanılmaya başlanacaktır. lisedeki karşılıksız sevilen prensese yazılan şiirler sobaya atılıp yakılacaktır.
fakat, yeni şiirler soba alevinin aydınlığında yazılacaktır. lise bitirilip üniversite ortamına gelindiğinde kampüslerdeki büyük yurtların boşluğu anlaşılacak, kalorifer sistemiyle ısıtması yapılan binaların ne kadar soğuk olduğu anlaşılacaktır.
çünkü;
sobalı evin sıcaklığını hiçbir sıcaklık sistemi vermeyecektir artık. *