osman özbahçe

entry4 galeri
    ?.
  1. Adını Kapamadım Eğri Cümleden :



    Ben yürüdükçe ardımdan bir eğri cümle

    Kahkahayı patlatır bir eğri cümle

    Sağ işaret parmağının öğretmeni olup bir eğri cümle

    Sallar sallandıkça kendini durduramaz bir de

    Durmaz çünkü durduramaz hiçbir şeyi de bir eğri cümle

    Başımın kestiği havayı

    Ve durdurup trafik bozan bir kahkahayı



    Bir şey bu benim yürüyüşüm

    Amansız olmaktan yorulmuş bir yürek daha

    Doğrulup yekinen bir çiçek

    Bir çiçek daha benim yürüyüşüm

    Havayı parlatan bir şey benim yürüyüşüm

    Günü ağartan

    Geceyi karartan bir şey benim yürüyüşüm



    Bir yokuşun iki yanağında karşılıklı iki

    Durup iki

    Öpüp iki

    Yanağından yokuşun

    Bir eğri cümle dişi kalın

    Kapanıp kadın

    Açar mı sandın bu çiçek bağrını toprağa

    Açar mı yürek yorulmuş amansız olmaktan bir daha



    Bir şey! Bir şey başlayacak benim yürüyüşümden!

    Atalarımın uçsuz bucaksız dağlardan



    Kanıma attıkları keskin bir şey

    Keskin

    Keskin bir şey başlayacak benim yürüyüşümden



    Rivayet odur ki ben gömleklerimle doğmuşum

    Etimden önce gömleklerime dokunmuşum

    Belki bundan ben hiç gömlek satın almam



    Hiç unutmam yüreğim kesik horoz başı

    Sandım zıplıyor dört bir yanda

    Şu kırmızıya çalan düşmanın

    Ne zaman dursam başlayan tamtamın



    Beyaz mesai günlerinin rengidir artık oysa ruhum

    Her gün gövdemde mesaiye kalmaktan

    Bıkmış bir karınca sürüsü

    Karınca sessiz

    Mesainin bir yerine bir kıymık

    Sessizce kesilip atılan bir yumruk



    Hiç unutmam rüya ve çırpınmadan

    Etime damlayan bir ses

    Duyardım hiç durmadan kesilip açan

    Durmadan, durmadan kesilip açan bir ses

    Birlikte küçük bir karanlık getirdik aşka

    Taş Baba Çelik Beyaz Kapı ve Duvar

    Biz birlikte getirdik tüyleri demir

    Pençeleri çelik bir kartalı

    Nice ulu adamın beyninden

    Geçtik soğuk ve ıslak

    Bir yasa tadı bırakarak



    Belki siyah

    Yakışırdı mesai günlerine ama ben

    Ne çok utanırdım siyahtan

    Ne çok sarı ve yılan

    ip ve düğüm

    Dindirmezdi hiçbiri sarı ve yılan

    ip ve düğüm

    Atılıp atalarım

    Ruhları gövdemde bir kartal sürüsü

    Uçuşur gövdem aşıp uçsuz bucaksız dağlarda bir kartal sürüsü

    Kanatlarıma inip kalkan gök

    Kanatlarımda inip kalkan bir gök

    Tanrım! inip kalkan kanatlarımdan bir gök

    Saçardım ben toprağa

    Bir daha, bir daha, bir daha



    Ne çok yoruldum amansız bir daha

    Atalarımın ruhlarından etimin fare sürüsü bir daha

    Atılıp ip ve düğüm, ip ve düğüm, ip

    Ve düğüm

    Ne çok bir

    Bu düğüm



    Ne çok atıldım ben birden

    En çok siyahtan ve birden

    Kimse kalmadı herkesten

    Ne çok atıldım ben birden

    En çok siyahtan ve herkesten



    Arkadaşlarım

    Şu bir

    Masala benzeyen çocuklar



    Rivayet odur ki çocukluğum bir masal ve bütün

    Masallar için tam bir hayal kırıklığı

    Bunu hiç unutmam

    Belki bundan ben hiç masal anlatmam



    (Düşmanlık'tan)
    0 ...