çıplak şölen

entry6 galeri
    2.
  1. burroughs severlere müjdemiz olsun!

    versus yayınları tarafından yeniden basıldı.

    idefix fiyatı kdv dahil 20,40 TL

    biraz kitap hakkında neler yazılmış, neden ölmeden önce okumamız gereken 1001 kitaptan 1'iymiş bakalım bakalım;

    william burroughs, çoğunlukla uyuşturucu ve (eş)cinsel aşırılık taraftarlığıyla bilinir ama başta çıplak şölen olmak üzere, yazarın en başarılı yapıtları batı kültürünün çok daha derin ve karmaşık bir dökümünü ortaya koyar. romanın ana savı, uyuşturucunun rastlantısal bir sorun olmadığıdır; bağımlılık kavramı bir bütün olarak, metayı ve tüketimi fetişleştiren bir toplumun hücrelerine işlenmiştir. dahası, "reçeteli" denen ilaçlarla yasa dışı ilaçlar arasında, gözünü kar hırsı bürümüş iktidar sahiplerinin manipüle edebileceği çok ince bir çizgi vardır.

    ancak çıplak şölen'e çok iyi bir kitap olma niteliğini kazandıran salt bu savlar değil. bunlardan daha da fazla önem taşıyan, burroughs'un kurguladığı şiddet ve kaos sahnelerine taşıdığı olağanüstü enerji. burroughs bize, birer birer hapishane haline gelmiş yaşamlarının duvarlarını durmadan yıkmaya çalışan bir karakter kadrosu sunar; bu karakterler "sistem"in gerçeğini az çok görürler ama bağımlılıkları onları yerlerinden kımıldayamaz hale getirdiğinden kaçamazlar. öte yandan burroughs, "kes-yapıştır" tekniği adını verdiği, okurun tam bir bütünlük hissi edinmesini engellemeye yarayan kendine özgü bir üslup keşfetmiştir; bu kitapta ve diğer romanlarında bu üslubu kullanır. anlatılar başlar, olay örgüleri birlikte dokunur, sonra kaybolur ve yeniden bulunur; konunun ana hatları bir an için görünüverir sonra gözden kaybolur.

    inanılır olmayan anlatıcılar kullanan çok sayıda postmodern metin vardır ancak burroughs bunun bir adım ötesine geçerek belirli hiçbir koordinatı olmayan bir dünya yaratır. bağımlılarının dünyasında kaybolurken, zaman zaman uyuşturucu dünyasının paranoyak hayallerinin, tekelci iktidar ve devlet iktidarı sistemleri hakkında, bireysel iradenin özgürlüğünü öne sürerken kendi kendimize söylediğimiz avutucu yalanlardan daha gerçekçi olabileceğini üzüntüyle idrak ederiz."*
    2 ...