* Tevfık Fikret o dişi üslûbiyle mithat paşa için şöyle yazıyor:
"Çok zaman bekledi ey zat-ı mübeccel,
vatanın Yâd için nam ü serencamını hürriyetle.
Bize hürriyeti sen verdin, evet sen verdin.
Sana ferman-ı şehadet, bize tevki-i beka.
Elde Kanun-u mübinin geziyor hürmetle."
"Kanun-u Mübin" diyor; Kur'an-ı mübin, Din-i Mübin der gibi... Görün, bizde insanları putlaştırma edebiyatı nasıl başlar.''
* Bir akşam, etrafında davetli vezirler, öylesine çekiyor ki, kafayı, nihayet gaseyan etmek zorunda kalıyor. Yemek odasında paravanayla örtülü musluğun başında, marifetini gösterdikten sonra, yanı başında, kendisine havlu tutan vezirin kulağına eğilip diyor ki:
"- Paşa paşa, ben sana bu işin sırrını vereyim mi?.. Bu milleti, Hristiyan etmeden kurtarabilmenin çaresi yoktur!"