civilization iv

entry17 galeri video1
    9.
  1. "sid meier'ın yarattığı oyun asla sadece oyun değildir" lafının canlı kanıtlarındandır bu oyun.

    üçüncüsüyle başlamıştım ben bu oyun serisine. ilk başladığımda hiç bir halt anlamamıştım. "niye bu şehir büyümüyor ya?" "of ne ara settler çıkarabilirim ki ben?" tarzı soruları soran toy bir oyuncuydum. azmettim, öğrendim oyunu. öğrenmez olaydım! kaç gecemi çaldı, sabahın ilk ışıklarıyla kapattım kaç kez bu oyunu. ertesi gün iş güç varmış, okul varmış, hiç dinlemedi. sonunda zorla bir şekilde kendimi durdurmayı başarmıştım.

    dördüncü versiyon çıktığında hemen gidip almıştım, ancak bilgisayarımı çok zorluyordu oyun. ben de "zaten şimdi ben başlarsam bu oyuna yine hayatımı çalar" diyerek silip rafa kaldırmıştım oyunu.

    ta ki d&r'da tüm eklenti paketlerinin dahil olduğu game of the year edition'ı görene dek..

    sene olmuş 2010, bilgisayarım artık rahat rahat kaldırıyor oyunu, ve ben yine geceleri uyuyamıyorum. oyunda dalga niyetine yazılmış olan "wait..please..one..more..turn.." lafını birebir yaşıyorum. her şehrimle çocuğum gibi ilgileniyor, yine worker'larımı oradan oraya koşturuyorum. diplomatik çakallıkların dibine vuruyorum. çılgınlarca savaşıyorum.

    bu anı mahiyetindeki girişten sonra oyunla ilgili ekstradan birkaç bilgi verelim biraz.

    öncelikle civ3'te olduğu gibi bu oyunda da seçtiğiniz ırk/devlet adamı oldukça büyük önem taşıyor. diplomatik ilişkilerinizi seçtiğiniz adama/kadına göre kurmazsanız fazla verim alamazsınız. örneğin bismarck'ı seçip sonra tüm ülkelere mavi boncuk vererek savaştan uzak durursanız bismarck'ın aggressive özelliğini resmen çöpe atmış olursunuz, gereksiz olur.

    şehirlerinizi gruplandırın. sınırlarda asker üretimi daha ağırlıklı, iç kısımlarda kültürel bina üretimi daha ağırlıklı olmalı. başkentiniz ve ikinci kurduğunuz şehir sınırda olmazsa büyük avantajınız var. sadece bu iki şehirle çok güzel para/kültür kazanabilirsiniz.

    ilk dini bulanlardan olmaya çalışın, ve dini bulduktan sonra hemen misyoner üretimine başlayın. eğer başkentinizde kurulmuşsa başka bir şehire daha o dinin temple'ını kurup o şehiri sadece misyoner üretmek üzerine kurun. buradan çıkan misyonerleri sürekli olarak diğer devletlerin şehirlerine gönderin. bir de üzerine civics ekranından organized religion'ı seçerseniz din yoluyla başlangıçta müthiş bir nakit akımı yaşarsınız.

    hangi victory seçeneklerinin açık olduğuna dikkat edin. bu oyunu kazanmanın bir çok değişik yolu var. eğer birleşmiş milletler özelliği açıksa ve siz dünyada yeteri kadar toprak parçasına ve nüfusa sahip değilseniz, çok sevilen bir lider kendisini direkt olarak seçtirerek bir diplomatic victory kazanabilir. bunu yapan siz de olabilirsiniz tabii, ama aşağı yukarı tüm devletlerle ilişkinizin oldukça iyi olması gerekiyor. space victory özelliği açıksa, sadece kendinizi savunacak kadar asker bulundurup deliler gibi research'e abanmanız gerekiyor. zira space victory'nin research'leri oyunun teknoloji ağacının en sonunda, ve oraya sizden önce ulaşırlarsa pek geçme şansınız yok diğer devletleri. bu victory'i almak diğerlerine nazaran daha kolay, ama açıkçası en zevksiz olanı. bunu kapatarak oynamanız daha bir kastırır adamı. kasmak güzeldir. sadece conquest ve domination'ın açık olduğu bir oyunda oynamak kadar insanı delirten ve sadist yapan bir şey olamaz. bu şekilde oyunu kazandığınızda hakkaten bir dünya fatihi olduğunuzu düşünüyorsunuz tabii, o ayrı.

    diplomatik ilişkilerinizi iyi ayarlayın. askeri açıdan dostlarınızı sınır komşusu olmadığınız ülkelerden seçmeniz, olası bir sınır savaşında(ki çok oluyor bunlardan oyunda) savaştığınız devletinin iki cephede birden savaşmasını sağlayacaktır, bu da savaş sırasında müthiş bir avantajdır.

    son olarak savaşırken bonus muhabbetine çok dikkat edin. klasik pikeman atlılara güçlüdür gibi muhabbetlerin yanısıra, helikopterin tanklara karşı %100 daha çok vurması gibi özellikleri bilmeniz, oyun süresince size askeri anlamda büyük avantaj sağlayacaktır. şehirleri istilaya giderken eğer ilk/ortaçağdaysanız mutlaka bir catapult/trebuchet, modern çağlardaysanız da jet fighter/stealth bomber ile o şehrin savunmasını zayıflatın. şehirin o %60lık bonus savunması(daha düşük veya daha yüksek de olabilir tabii) sizin o şehiri almanızı engelleyen tek etken olmuştur büyük ihtimalle.

    sonsöz: bu yazıyı yazarken kafamda sadece "neden bunları yazmakla vakit kaybediyorum da oyunu açıp ispanya ve rusyayla olan savaşıma devam etmiyorum?" sorusu yankılanıyordu.

    varın gerisini siz düşünün.
    0 ...