zirvenin sonunda olmayacak dualarin amincisi ve şahsımın ısrarlarını kırmayarak, bütün yorgunluğuna ve baldırındaki ağrıya rağmen yürüm yürüm yürünmüş yazardır. galata köprüsünün üzerinde, şehir en güzel, en sevilesi, soyunup da koynuna girilesi bir güzellikteyken çalışma hayatı üzerine acı gerçeklerden bahsediyordu brell... şehirle aramdaki bu ilişkinin sonu geçim sıkıntısı olacakmış gibi bir alt mesaj vermeksizin.
en az benim kadar takıktı hayata ama nafile. biz sadece birer oyuncuyduk nihayetinde ve kimimiz 30, kimimiz 60ta alınacaktık oyundan. istikrarlı ve güçlü olabilirsek 90da bitirecektik maçı ve uzatmalara gitsek yorgun bir 120 bizi bekleyebilirdi. takım içindeki pozisyonumuz da, rolümüz de bizden çok antrenörün elindeydi nihayetinde... an itibari ile koşmak için birkaç dakikamız daha olduğu kanaatindeyim, denemekte fayda var derim...