bu filmi izlerken, afedersiniz, bok var gibi evin tüm ışıklarını kapattım, bilhassa evde kimsenin olmadığı bir günü seçtim izlemek için. biliyorum çünkü zaten efekt yok filmde, çekim desen amatör. günlük güneşlik bir ortamda aile saadetinin içinde bırak korkmayı, tıkırtıları dahi duyamazsın, ki zaten film tıkırtılardan ibaret. bütün bu gerekli ortam şartlarını hazırlayıp, efendi efendi filmi izleyip de "hiç etkilenmedim" diyen insanların alnından bizzat öpmek isterim. nasıl yapıyonuz lan?
başlarda "bu ne la böyle" dedirtip ha sevişti ha sevişecekler beklentisi veren bu filmi izlerken, anca ortalara doğru hafiften ürpermeye başlayabildim. özellikle deliğanlının "hey dostum senin sorunun ne" vari isyankar konuşmalarıyla varlığı gittikçe coşturması renk kattı filme, herif her küfredişinde o gece bir hengame koptu. katie desen bir anaç tavırlar içerisinde, "evladım kızdırma şunu" diye diye bezdi film boyunca yavrucak. mihac ise her ne kadar başlarda "negzel eğleniyoz işte, anı olacak bunlar anı" modunda olsa da sonlara doğru o da üç buçuk atmaya başladı, o da sonunda imana geldi. zira o meşhur ayaktan sürüklenme olayının ardından değil imana gelmesi, kendini komple kliseye kapatıp, rahipliğe adasa yeri idi. öyle de pis bi sahne işte, evlerden ırak.
final kısmına gelirsek, 3 çeşit sonu da izlemiş biri olarak hepsinin de etkili olduğunu söyleyebilirim. nihayetinde katie'nin gecenin bir vakti yataktan robot gibi kalkıp, ayakta sallanması yeter. ananı.. yazarken bile bir ürperdim iyi mi.
bütün bunlara ramen film bitince "e fena değil de, en korkunç film falan, ne alaka yani?" diyip kendi çapımda efelikler tasladım. gittim şöyle bi dolaştım evde, televizyonu açıp yaprak dökümü'ne, ali riza bey'e baktım, keyiflendim. kısacası normal hayatıma devam ettim. ne zaman ki yatma vakti gelip bütün ışıklar söndü, o vakit gözümün önünde sallanan bir katie belirmeye, beynim kameraya pis pis yaklaşan katie görüntüsünü hatırlamaya, kulaklarım gaipten gaipten tıkırtılar duymaya başladı. "bu ürperme de nerden çıktı" diye sordukça tedirginliğim arttı, uyku falan yalan oldu. çözümü mecburen ışığı yakıp sözlükte zaman geçirmekte buldum, şimdilik iyi gibi gidiyorum. hayırlısı.
diyeceğim şudur ki; film izlendikten hemen sonra sözlüğe girip "kıytırıkmış" şeklinde yorumlar yapılmadan önce, kişi en az bir gece müddet tanımalıdır kendisine. ha geceyi atlatıp da "mışıl mışıl uyudum ki, ne korkcam" diyenleri ise alnından öpüyorum başta da belirttiğim gibi.