[6]
bugün rahatsız edici derecede dürüstüm
diğerlerinden bir farkın yok
zira gerçekten duymak istediğin gerçeklerse canını yakarım
sen bilirsin...
kısa özet şu ki kendini kandırıyorsun
sen de farklı değilsin
hatta rahatsız edici derecede sıradansın...
ama bana aksini ispatlamak istiyor içinde bir yanın
oysa senden istediğim bu bile değil
bana söylemek istediklerini baştan düşünürsen, kendini yalanladığını çokça kere görmen mümkün
duruma göre kendini kandıracak bahaneler üretmişsin hep
benden de buna inanmamı bekliyorsun
bunu bırak derinlemesine analizle ortaya çıkarmayı
basit cümlelerinle dahi görmek mümkün
inanmadığını söylüyorsun sevdiğine
sonra o çiçeklerden biri yapacağına ve olamadığına üzüntünü anlatıyorsun
ama kendince kurgularken acı çeken sen olmalıymışsın gibi duygular beziyorsun
bu sıradanlıkları fark etmeyi yıllar evvel öğrendim...
bunları idealist ve gerçekleri görmezden gelen duygusallığım ile ağır bedeller ödeyerek hatırladım...
şimdi karşıma çıkmış, tüm bunları bildiğimi bilerek yememi bekliyorsun
düşün....
bana neden bunları bu şekilde inandırmak istediğini düşün
ben zaten biliyorum
ama sen düşün
önce vicdan duvarlarını yıkacaksın
ne bana ne de kendine yalan anlatmayacaksın
bahaneler üretmeyeceksin
hatalarını göreceksin
işte o zaman yaptığın kahpelikse de omzuma gelip hiç üşenmeden yaslanacaksın
ama bir yalanla yanıma gelip peri kızı olsan da yanıma oturamazsın rahat rahat...
bu sana yapttığım ilk iyilikti bugüne kadar. ama anlar mısın bilmem
eğer karşıma geçip, sevdiğim varken beni seven biriyle ona umut vermeden ve hata yapmadan buluştum dersen; bir daha düşünmeden gelme yanıma
benim için hava hoş
eyvallah deyip geçmek de var
ama yalanların dünyamda işi yok...
gerçeği gör artık
niyetin paylaşmaksa benle bir şeyler
ancak gerçekleri sunarak gel
yoksa ben de bu yalana ortak olmak istemiyorum...
sırf ilgi görebilmek ama ilgi göreceğin kaynağı da yok etmemek için aldatmadıım ki uyutmacalarını geç...
yık bu saçmalıkları
bu kadar basitleştirme kendini
aldatmak, başkasıyla sevişmek değil
geç bu palavraları
sen de iyi biliyorsun ben de
ayrıntılarda mahvetme kendini
hayatı anlamlı kılan şeylerdir ayrıntılar
vicdanını rahatlattığın şeyler değil....
en azından bundan sonrası için önce kendine dürüst ol
teşekkür etmek yerine kızmanı tercih ederdim bu kadar zaman sonra bunları söylediğim için...
bu kadar zamandır vicdan bahanelerini anlatmandansa gerçekleri anlatmanı da tercih ederdim
ama sanma ki kızıyorum
çünkü dünya senin gibi 5 milyar insandan kurulu
yani normal olan sizsiniz
ben değil
bu açıdan kim iddia edebilir ki doğru olanın ben olduğumu?
ben bile iddia etmem
ısrar da etmem
düşünsene gerçeklerin dahi yaşama şansı yok dünyanızda
yalanlar o kadar işlerlik kazanmış ki...
işin enteresan tarafı gerçeklerin dünyası hiç olmadı
olmayacak
yani doğru kim?
sen mi ben mi?
salla gitsin...
kafana göre takıl...
bu dünyada yanlış olan benim
bu hayat da benim seçimim
kendime hiçbir şey vaat etmedim
daha düşünce dünyana açman gereken çok pencere var.
düşündün mü birine farklı gözle bakan kişi, farklı gördüğü kişiye farklı görünmedikçe ortada bir yalan var demektir
sen ne kadar saçmaysan bana göre, ben de sana o kadar saçma olmalıyım
ki senin bana göre saçma olacağını düşünen sensin...
o halde ben de sana saçma gelmiyorsam bir şeyler yanlış olmalı. neyse...
zamanın birinde dediğim gibi.
"insanlar hayatları boyunca ya kendilerini anlatırlar, ya da yalan söylerler"