500.000 insanın ölümünden bahsediliyor. şehirdeki büyük hapishanenin çöktüğü ve mahkumların firar ettiği konuşuluyor dünyada. insanlar toza çamura kana bulanmış, yakınlarının yardım çığlıklarını duymak için rüzgardan dileniyorlar sessiz olmasını. biz burada israil büyükelçisinin oturduğu koltuğun kerestesinin hesabını yaparken, dünyanın en fakir ülkesinde nufusun yirmide biri enkaz altında can veriyor.
haberlerde son durumu öğrenmek için haiti'ye bağlanılıyor ve tek konuşulan oradaki 52 türk polisinin durumunun iyi olduğu.. insanlar konuşuyor, "haiti'deki depremi duydunuz mu?" "yaa evet, yazık. zaten fakirlermiş." fakir olduklarından, adamların acısı bile beş para etmiyor.
ve yüce devletimin tenasül uzuvlarına dünya ile minareyi aynı anda hibe etmekten başka, gecenin şu saati elimizden hiçbir şey gelmiyor. hoş, elinden gelen de ardında saklıyor gibi ya, neyse.