artık son derece normal olmuş bir tarih.
küçükken ne aşktan ne de başka şeylerden haberimiz vardı, belki duysak egoyu bir yiyecek zannederdik, menfaat de yabancı bir ülkeydi.
sevmeyi ve sevilmeyi arzu ettik, güzel bir kızı ilk gördüğümüzde içimizde bir şey yanınca ' bu da ne? ' diye meraklandık. işin ilginci, bir türlü olmuyordu, elini tutmak istediğimiz değil, aklımızın ucundan geçmeyen seviyordu bizi.
ne zaman bıktık? hayallerimizin gerçeğe yanaşmadığını anladığımız zaman mıydı?
bütün o güzeller başka erkeklerin, göbekli, paralı, arabalı, şebek seçeneklerinden en az ikisine sahip olanları tercih ediyordu. bunu anlayınca ' ben yokum artık ' dedik. hiçbir aşk zorla olmazdı, istemediğimiz kişinin elini tutamazdık.
işte o zamandan beri 14 şubat sadece sinir bozan küçük bir serseridir.