herkes kendi dinine kardeşim, allah varsa, zaten görecen gününü, yoksa ne diye saldırı da bulunuyosun, bırak ben nasıl istiyorsam öyle yaşarım, o seni ilgilendirmez....senin neye inanip inanmadığından bana ne?... ölümünü inkar edemedigin, sonrasinda ne olacağını da kesinlikle bilemediğine göre, havaya kılıç sallamaktasın. istediğin kadar salla...
sana kitap gönderilmiş, açıkça bir tehditte bulunulmuş, aklın var, yazılanı anlayabiliyorsun, sana deniyor ki "inanırsan senin için daha iyi olur", sen inkar ediyorsun, e inkar ettiğin zaman ne olacağını da söylemişler sana, bundan sonra hala suçum ne diyorsun, sana ateşi gösterdikleri zaman, ben bilmiyordum, diyemiyorsun, yani... hersey açıkça ortada...şimdi istediğin gibi yaşa, nasılsa öleceksin. hiç olmazsa onu inkar edemiyorsun, hakkında elli bin tane açık soru olan birtakim teorilerle seni kandırmışlar, sen de artık o yolda yürü. ne diyelim biz sana...
karın da zararın da senin, bunu allah da söylüyor "biz onlara zulmetmeyiz, onlar kendilerine zulmederler" diyor...ne yaparsan, ne yapmazsan kendinedir. peygamber hiçbir ücret talep etmeden, sana şöyle şöyle olacak, demiş. sen de bakara suresindeki gibi "duyduk ve inkar ettik" diyorsun. orada allah devreye giriyor, ve peygambere " sen görevini yaptın, onlar hakkındaki hükmü bana bırak" diyor. yani işin önü de sonu da bu. n´olacağını biz de bilmiyoruz. işin garibi sen de bilmiyorsun. tahmin ediyorsun. senin bilimsel dedigin şeyler hakkında bir sürü soru açık- şimdi oraya girmeyeyim, iş uzamasin-...
...o yüzden, bunlari tartışmak gereksiz. ben inanırım ve şu veya bu şekilde yaşarım, sen de inanmaz ve şu veya bu şekilde yaşarsın. eger allah varsa, yukarıdaki sorularını bizzat kendin rabbine sorarsın, onun da sana vereceği bir cevap vardır elbet.