o kadar sikko bir duygudur ki;
aldığı nefeste üzerine titrediğiniz canınız ciğeriniz insanı, ortada hiç bir şey yokken kendinizden soğutmanıza sebebiyet verir. ulan nedir anlamadım ben bu işi. bunun daha da boktan ve manasız olanına aşk ya da aşık olmak deniliyor benim bildiğim kadarıyla. tamamen manasızlıklar, mantıksızlıklar silsilesinden meydana gelmekte iki duygu da.
halbuse alan memnun veren memnundur ortamda, görünen hiç bir problem yoktur. sadece samimiyet batar göze. bir mimik, bir kelam vs vs. herhangi spontane bir hareket bile ortadan ikiye doğru kırkbeş derecelik açıyla çatır çatır çatlamaya sebebiyet verir.
ve daha da boktanı ise karşınızdaki insana olan sevginizden olan biten karşısında eriyip gitseniz de, sinir krizleri geçiriyor olsanız da renk vermemek, durumu çaktırmamak, ortamı bozmamak adına saçlarınızı dökersiniz farkında olmadan...
allahım düşmanıma bile verme mümkünse bu hissiyatı.
en iyisi hiç bulaşmamak, kıskanma raddesine kadar bir arkadaşınızla samimiyet kurmamanızdır. lan kendimden şüphe duymaya başladım yahu. ibneyiz de haberimiz mi yok diye söyleniyorum kaç gündür kendime.*
(bkz: itiraf.com)