babel'ın ardından 21 grams'ı izledikten sonra alejandro gonzales inarritu benim için yönetmenlikte ilah olmaya gidiyor diyebilirim. kesişen hayatları konu aldığı 3 filmde de başarılı kurguları ve sağlam müzikleriyle yardırıyor resmen.
film kesinlikle bir drama filmi! 3 hayat var. 1 kaza ve kaza sonrası kesişen 3 hayat.
jack, eski bir mahkum, kötü işlere bulaşmış, evlendikten sonra ise tamamiyle arınarak kendini dine adamıştır ve dindar bir kimliğe bürünmüştür. hayatının her anının sebebini tanrının iradesine bağlamıştır. filmin her sahnesinde 'tanrı böyle istedi' cümlesini sıkça ondan duyuyoruz. kazadan sonra ise jack, büyük bir vicdan muhasebesi yapar. sebep olduğu şeyden dolayı büyük bir pişmanlık duyar. ölmek ister. başaramaz. kendisi tanrıya inanan birisiyken, bu kaza sonucunda inancını yitirir ve bu inancı sorgulamaya başlar. ve vicdan azabını tek başına çekmeye karar verir. birçok sahnede jack ölümle burun buruna gelir ama ölmez. paul ona silah çeker ama öldürmekten vazgeçer. intihar etmeye kalkar, su borusu kırılır ve yine ölmez. bunu da jack'in yaptığı gibi tanrının iradesine bağlayabiliriz. burda da güzel bir ironi var.
paul, matematikçidir. kalp hastasıdır ve ölüm döşeğindedir. karısı iyileşmesi için elinden geleni yapar ve ölmeden önce ondan bir çocuk sahibi olmak ister. paul bir şekilde kurtulur.-nasıl kurtulduğunu söylemeyeyim izlemeyenler var- kurtulduktan sonra paul, bambaşka biri olur. zaten evliliğinde sorunlar olan çift ayrılma durumuna gelir ve paul, kalbini(!) başka bir hatuna kaptırır.
cristina, bir bağımlıdır. evlendikten sonra çocukları olur ve bu bağımlılıktan kurtulur. malum kazadan sonra ise cristina, içine kapanır ve kendini uyuşturucuya tekrardan verir. yalnız olduğunu ve hayatın devam etmediğini düşünür. paul ile bu kaza sonrası tanışır. cristina evlilikten önce kötü bir yaşamı vardır, evlendi, düzenli bir hayatı oldu, ailesini kaybedince eski yalnız ve berbat yaşamına geri döner.*
kısacası bu filmi 2 kelimeyle özetlemek gerekirse; sanat eseridir!
filmdeki duygu fırtınası ön plandadır öyle ki; yalnız olma korkusu, vicdan, pişmanlık, ölümden korkmama, yalnızlık, acılara katlanabilme gibi insana özgü duygular filmin temasıdır. çok iyi bir kurgu, o duyguları veren süper müzikler, Benicio del toro'nun rolünde harikalar yaratması filmin önee çıkanlarıdır.
''21 gram ne eder? kaç hayat sığar ya da kaç hayat kaybolur?''
p.s: çok uzun oldu be bu ama! gerçi yetmez harbiden sanatsal bir yapım bence...