basit tanımıyla, beyinde bilinci düzenleyen hedelerin kafayı yemesiyle oluşan ve deliliğe kadar ilerleyebilen bir rahatsızlıktır. yoğun stres, aşırı düşünme gibi sebeplerle vuku bulabilir, süresi 1-2 saat de olabilir, 1-2 ay da. geçicidir. "o zaman deliliğe nasıl gidiyo olm?" diyeceksiniz, onu ben de bilmiyorum, öyle okumuştum.
tam anlamıyla beynin yorulması, dünyanın göze farklı gelmesi, kafanın sadece "ben neden eskisi gibi hissetmiyorum hiçbir şeyi?" sorusuna çalışmasıdır. zihin çamurlu su gibidir. sağınıza baktığınızda sol tarafta gördüğünüzü unutursunuz. en yakın arkadaşlarınızın isimleri aklınıza gelmeyebilir. hedefleriniz, düşünceleriniz, kısa süreli planlarınız sizin için hiçbir anlam ifade etmez olur, içinde bulunduğunuz anın gerektirdiği gibi davranırsınız. algılama ve yorumlama kabiliyetiniz ciddi oranda azalır. örneğin, sabah kalktığınızda düşünebildiğiniz tek şey traş olup işe/okula gitmeniz gerektiği olacaktır. "bugün okulda neler olacak?" veya "hangi dersler vardı lan?" gibi düşünceler beyninizin kaldıracağı düşünceler değillerdir. aklınıza bunlar gelmez. gelse de geldiği gibi uçar gider, düşünecek gücünüz olmaz.
hayatı koşarak yaşamaktır aslında. size söylenen şeyi genellikle algılayamaz, o an düşünür ve "tamam" der geçersiniz. birkaç dakika sonra söylenen şey işinize yarayacaksa, o dakikaların ardından size söylenenlere dikkat etmediğinizi ve onları unuttuğunuzu fark edersiniz.
iğrenç bir durumdur. her türlü fiziksel hastalıktan beterdir. beyniniz, ruhunuz kontrolden çıkar. hisleriniz de insanlıktan çıkar. yani bir adilik yapacak olsanız, bir insan şerefsizliğiyle gülemezsiniz ona. ne olduğunu tanımlayamazsınız. düşünemezsiniz. bilgisayarla, çalışmayla falan da alakası yoktur. kendiliğinden oluyormuş beyinde, kafasına göreymiş. tetikleyici midir aşırı düşünce, beyni fazla yorma vs. bilmiyorum.
hiçbi' bok bilmiyorum, senin gibi bilince de sokayım arkadaş... kuponum tutuyor, yine mutlu olamıyorum lan, "eheh tutmuş" deyip oturuyorum, var mı lan böyle bir şey?