yılmaz erdoğan

entry749 galeri video4
    39.
  1. Başı kalabalık bir anında, çevresinden adam eksiltmeye bakan üstadından* "Senden oyuncu olmaz"ı duyan fakir ama gururlu bir mühendis adayı feci bozulur, "hepsini birden olacam ulan" duygusuyla girişir işe. Şiir yazar, deneme yazar, oyun yazar. Sonra tutar oynar, biter mi? Bitmez. Kurumlaşır. Çok gibi para yapınca durur mu? Yapımcılığını üstlendiği filme senaryo yazar, o filmi yönetir, o filmde oynar. En büyük tehlikesi nedir bu gibi durumların: bu kadar emek harcayınca, o filme gelen her eleştiri yüreğine batar adamın, canını yakar. Çocuğunu azarlayan komşuya küser gibi küser.

    Ben televizyonda hayatını seyrettim bu abinin. Yüzünde bir kırgınlık, bir küskünlük üstüne cila gibi çekilmiş bir kibir vardı. Ve ben o gece o abiyi konuşturanın hırstan çok kin olduğunu gördüm. Bu arada, yanılıyor olmam gayetle mümkün. Çünkü ben de tıpkı onun gibi çok şey'im. çok tuhaf bir insan, çok gıcık bir arkadaş, kendini beğenmiş bir kadın ve muhteşem bir yazarım. Ama bunca yetinin yanında insan sarraflığımın eksik tarafları olabilir.

    O gece kendisini tv seyircilerine "bu beni beğenmediydi" diye şikayet eden o zamanın kavruk şimdinin semirmiş çocuğunu seyreden üstadı sanırım artık şöyle diyordur: "Sinirlenecek bir şey yok yavrucuğum, ben sana bişey olamazsın demedim, adam olamazsın dedim."
    5 ...