insan içine çıkacak göz yoktur. yorgunmuş, hastaymış gibi görünen şiş göz torbası, mor ince bir çizgiyle ona eşlik eden göz altları...
ağlamanın rahatlamayı değil de ihtiyacı karşıladığı zamanlar çoğalır. günün bir anında "ağlayası gelmek" deyimiyle burun buruna gelinir. bir anında mı? hayır, zamansızdır bağımlılık ne zaman yakana yapışacağı belli olmayan melankoli.
oda kasvet kokar, yemeklerin tadı yok. el kalkmaz işe güce, kafanın içi ağır aksak sorularla köşe kapmaca oynar.
neye üzüldüğünü, neye ağladığını bile unutmak melankoliye tutsak olmaktır büyük olasılık.
alkol, sigara bağımlısı olmak hiç kalır yanında. bu melankoliyi içinden atmak, seni ona sürükleyen düşünceyi kafandan atmak çok da kolay olmasa gerek.