1999 senesinde istanbuldan taşınıp alilemle geldiğim yer. ilk olarak şunu söylemeliyim ki "datça anlatılmaz yaşanır"yazan kaymakalığın önündeki tabelayla karşılaşmam sonucunda tanıştığım yer olan datçaya geleli 12 yıl olmuş taşınmadan da önce 2 yıl kadarda yazları vakit geçirdiğim bi yerdi. kendi tabirimle çıkmaz sokakta diyebiliriz genelikle sakin,huzurlu, rüzgarlı deniz kıyısı,dibi görünen deniziyle şahane koylarıyla küçük esnaflarıyla köy düğünleriyle dedikodularıyla bademiyle zeytiniyle,balıyla,can babasıyla,knidos'uyla ünlü küçük tatil kasabası genelikle belirli bir yaştan sonra huzura kavuşmak isteyen emeklilerin yeri olarakta görülebilir.zira babamda emekli olduktan sonra buraya yerleşmişizdir. datça da yaşam yerliler için ucuz yazlıkçılar ve gelen turistler için pahalıdır. otel, yeme,içme mekanı olarak fazla alternatif yoktur mare,uslu apart,otel bora,otel halıcı,otel villa aşina,dorya otel gibi küçük 3 yıldızlıyı geçmeyen otelleri mevcuttur.eğlence hayatı marmaris yada bodrum gibi hareketli değildir. saund disco bar, dadya dost,gallus,marin bar,eclipse gibi birkaç bar dışında fazla birşey bulmazsınız. limana gelmeden balık restorantları az sayıda kebapçı manzarasıyla süper biyere sahip velinin yeri kokoreç,mükemmel tadlarıyla kumpirciler.taşlık mekanı gençlerin takılıp içtiği alkolizme doyulan gitar ateş alkol ve deniz dörtlemesiyle doyum olmaz keyif. yerli halkın sıcak ama dayanılmaz olan dedikoduları kavgacı yapıları da olağan bir gerçekliktir napıkdurun yavızmııın gettiveren gibi ilginç şiveleriyle tanışıp uzaydamıyım nerdeyim nediyor ya bu dedirten enstantene anlar yaratmasıda cabasıdır. kışları ölü bir kasaba olan yazlarıda 12 den sonra hayatın genel olarak bittiği şirin tatil kasabası datça herşeyine rağmen özlenen vazgeçilemeyen bir yerdir...