en hırt , en "elimi sürmem hacı" diyen adam bile bu mutfakta oturur , yemek yapmya kasar..kasmasa bile , karısı ya da sevgilisi yemek yaparken alır gazetesini göz ucuyla onu izler , diğer göz ucuyla gazeteye bakar..
e diyeceksiniz yemek yapıldı yendi bitti bu mudur olay ? budur tabii..sabah iş stresiyle evden 10 dakikada çıkmak için , saat 07.30da hazır olması gereken kişi , saat 7.00da kalkar afyon patlamamış , karıyı öper öpmez..öpse de hom hom homurdanır..basar gider..
oyda böyle mutfağa sahip bi kadın , gayri ihtiyarı o mutfakta olabildiğince vakit geçirmek isteyeceği için , evde öt büyüten ve ev işiyle zerre kadar alakası olmayan dedikoducu bi hatun olsa bile , saat 06.30da kalkar..manzaraya bi bakar , mutfağın o huzur veren kahvrengi dolabını açar , pastırmaları teflona koyar yumyumları kırar bi de çay demler kocayı çağırır kahvaltıya..
adam güe iyi başladı zaten karısı sağolsun..yumuşadı adam bi kere..bi aşk adamı oldu karındaki bi gram pastırmanın hatrı bi ömür süreceği için , öğle vakti karısını aradı.."canım benim nasılsın " diye açtı telefonu..kadın o esnada yatakta hom hom vaziyette yatıyor..çoluk çocuk da gitmiş okula..akşama napsam diye düşünüyor..ama o kocası aradı ya onu , hani yıllardır aramayan kocası , karısı aradğında "of leyla işim var patron gelecek akşama hadi" diyen kocası..kadın dedi "ah ya ik tanıştığımız zaman bu adam nasılda hoştu , neler neler demişti bana neler hayal etmiştik" eskiyi hatırlamaın verdiği gazla , girdimutfağa..içi açılıyor her seferinde hatunun tabii..açtı gene bozdolabını , alet edavat tam , mp3 çalan buzdolabı sayesinde müzik de güzel , bi de güzel limonata koymuş kendine , hem çocuklar gelince içerler diye..başlıyor hatun kişi yemek yapmaya..gelsin imam bayıldılar , gitsin tereyağı mis gibi pilavlar..bi de çocuklar için minik muffinler..
akşam olunca çocuklar da odalara çekilince , kadın masayı toplarken , sabahtan gazı almış olan adam geliyor hatun kişiye arkadan sımsıkı sarılarak kokusunu içine çekerek "yemek çok güzeldi diyor" sonrası malum..olan var olmaya var anlatmıyorum..
bakınız bu anlattığım hayat , mükemmele yakın bir hayattır..gençliğin hafiften yel olup estiği , hayatın zorlayıcı yanının sinsi sinsi "nası da siktim ebenizi" diye güldüğü yıllarda olabilecek en güzel hayattır..bu hayatta , yatak odası çok mühimmiş gibi gözükse de , yatak odası yataktan ibarettir..he yere bi pufidik su yatağı koymuşun ha en büyük battal boy yatapı koymuşun..ikisi de bir..mühim olan o yatağa nasıl girildiği..adam götünü dönüp yatmaya niyetli girerse , hatun kişi de "bıktım senden napsam yemiyosun , ıspanak yapıyom onu sevmez ,illa pilav yicen götün oldu uzun yol tırı kadar" diye söylerenek yatağa girer..e ben ne anlaadım o yataktan o odadan?!
mutfak işte o yüzden en mühim odadır bi evde..en çok paranın gitmesi gereken odadır..
bu yazdığım mini hikayeyi/fantaziyi bi de şu mutfakla canlandıralım bakalım oluyor mu?