yoktur. bir kısım müslümanın maalesef içlerine düştüğü bataktır. adını şu an hatırlayamadığım bir araştırmacı yazar "islamiyete hiçdeğilse iki şey için minnet borçluyuz , birincisi alkolizme ikincisi ise ırkçılığa karşı verdiği mücadele için" demiştir.
emevilerin islami anlayışa , dinin idealize ettiği toplumsal yaşama attığı kazıkla başlayan bu yanılsama münferitte olsa türk tarihinde de kendine yer bulmuştur. ama hiç bir pratik islamda ırkçılığın yeri olmadığı gerçeğini değiştiremez. zira din kisvesi altında iptidai bir şekilde ırkçılığa yapılan vurgular hiç bir zaman ne kuran'da ne de hakiki dindar kesimde karşılığını bulamamıştır ki bu nedenle tarihin islamiyete olan minneti kimi batılı aydınlar tarafından bile kabul edilmektedir.
türk-islam sentezi ise başka bir şeydir. teorik olarak ırkçılıkla bağdaşmaz zira türkçü akımlar islam'ın ırk üstünlüğünü ortadan kaldırdığından,türklüğü geriye ittiğinden dem vurarak , türklerin eski atalarının dinine şamanizme dönmeleri gerektiğine inanırlar. hatta m.kemal'in bile bu yönde düşünceleri olduğu kimi tarihçiler tarafından dile getirilir.