konu ile ilgili ideolojik bir kaygısı olmadığını düşündüğüm beyazıt öztürk'ün küba seyahati:
- Varadero ve Santa Clara'ya gittik, Che'nin mezarını ziyaret ettik. Ben zaten mezarlık gezmeyi çok severim. Küba’da enteresan bir şey var: Bütün süs köpekleri orada sokak köpeği. insanlar Batista'nın döneminde bu köpekleri almış, sonra fakirleşince köpekler sokağa düşmüş. Bankalar bizim Türkiye'nin 80leri gibi. Bir işlem yapmak için bir sürü telefon, bir sürü sıra beklemek gerekiyor. Kübalılar Türkleri tanıyor ve seviyorlar. Hatta uçaktaki acil durum bilgilendirme kartlarındaki 6-7 lisandan biri Türkçe'ydi. Faşizmin etkisiyle Küba’da meydan çok fazla. Adamlar halkı toplayıp bir şeyler söyleme, nutuk atma ihtiyacından olsa gerek bir sürü meydan yapmışlar. Sokaklarda 60lardan, 70lerden kalan eski arabalar var ve hep o arabaların kaputları açık, sahibi bir şeyini tamir ediyor. Tamirci yok çünkü. Fidel Castro'yu pek sevmiyorlar, Che Guevara'ya müthiş bir sempati duyuyorlar. Bir gün faytonla Marimar diye bir yere gittik. Şatolar, evler, villalar, acayip bir zenginlik vardı. Meğer Castro ve adamlarının yaşadığı semtmiş orası.
sürekli kapitalist kaynaklardan alıyorsunuz bilgiler çarpıtılıyor diyenler için bu.
amacım küba'yı kötülemek değil cennet olmadığını anlatmak.
ama sorarsanız küba'da mı yaşamak istersin türkiye'de mi cevabım hiç düşünmeden türkiye olurdu.