git gide bazı geleneklerini kaybetmeye başlayan eski lisem. üniversiteye başlayınca değerini daha da çok anlıyorsunuz, çünkü burada yaşadıklarınız, aldığınız eğitim, dünyaya bakış açınız vs. sizi üniversitede diğer anadolunun bilmem hangi fen lisesinden gelmiş sıradan liselilerden ayırıyor. zaten bir kaç tane böyle köklü lise var***, bu liseden mezun olanlar kendi aralarında da iyi anlaşırlar, diğer liselerden ayrılırlar.
ama dedim ya, son zamanlarda bu lisede birşeyler oluyor. hükümetin ele geçirme politikalarına karşı direniyor direniyor, ama nereye kadar. biz lisedeyken, bazı akşamlar mezun abiler gelirlerdi. kendi aralarında toplanırlar, hem bizi görmek için yatakhaneye uğrarlar, hem de eski günlerdeki gibi halı sahada maç yaparlardı, hasret giderirlerdi.
gelin görün ki, yakın bir zamanda biz de aynı şeyi yapmak için liseye gittiğimizde, yeni yatakhane müdürü beyfendi tarafından* içeri alınmadık, hatta müdürden gelen telefonlarla bahçeden atılmamız istendi. izciler bahçede mangal yaparken, bu kendini bilmez yatakhane müdürü "bu saatte maç mı yapılır" diye soruyordu. kendisi o kadar geri kafalı ve kendini bilmezdi ki, izcilerin yaptıklarını bile ayıplayarak "bunları da doğru bulmuyorum" deme cüretini bize göstermiştir. daha bir çok konuşma geçti ama buraya yazmayı uygun görmüyorum.
işte o görkemli istanbul lisesinde, bu tip insanlar hüküm sürmektedirler. ilericiliğin, atatürkçülüğün kalesi olarak görülen bu lisede bazı şeylerin değişmeye başladığını görmek beni çok üzüyor. neredesin necati hocam?